TrPaylasim  

Geri Git   TrPaylasim > MUHABBET > Konu Dışı

Konu Dışı Forum kurallarına uymayan her türlü konularınızı burada paylaşabilirsiniz.

Yeni Konu Aç Cevap
 
Konu Araçları Gösterim Biçimleri
Eski 27-02-2010, 04:40 PM   #1
Bogazicili
Devamlı Üye
 
Katılım Tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 110
Teşekkürler: 20
Thanked 1 Time in 1 Post
Rep Gücü: 2
Bogazicili is on a distinguished road
Varsayılan İki hata

Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırtırılınılıp Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırılınılma keyfiyetinin sonrasında da “Travestiyi para için öldürdüler” biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırtırılınılarak 20.02.2010 günü bahsi geçirilen gazetenin 5. sayfasında yayımlattırttırılınılan bir habere ait metin kısmının bir yerinde, “Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı” denilinilinmiş ki Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırtırılınılıp Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırılınılma keyfiyetinin sonrasında da “Travestiyi para için öldürdüler” biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırtırılınılarak 20.02.2010 günü bahsi geçirilen gazetenin 5. sayfasında yayımlattırttırılınılan bir habere ait metin kısmının bir yerinde, “Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı” denilinilinmiş bulunulunulduğunu gördüğümde ben de “’-Mesut A’yı gözaltında aldı- şeklindeki bir ifadeyle ilgili bir biçimde’ olmak üzere ‘kullanılabilinilir’ raporu verilebilinilirse de ‘Mesut A’yı gözaltında aldı’ anlatımına değgin dillendirttirilinilme hadisesinin tahakkuklandırttırılabilinilmesi için, ortada, ‘önce –Mesut-la –A-nın farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler halinde konuşlandırttırılınılmışlıkları, sonra da bu -farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler- halinde konuşlandırttırılınılmışlardan ya –(Mesut)un kendisi gözaltındayken (A)yı alması- ya da yine aynı –Mesut-un gidip, o sırada bir gözaltında tutturturulunulmuşluk vaziyetinde bulundurtturulunulan –A-yı alması tarzındaki bir vakaya ispat-ı vücut ettirtirilinilmişliği meselesinin kendini göstermesi’ görünümündeki bir durumun varlık pozisyonu sergilettirtirmesi lâzımdır ki şahsına meydanda varlık pozisyonu sergilettirtirilinilen, ‘-farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler- halinde konuşlandırttırılınılmış –Mesut-la –A-dan, -ya (Mesut)un kendi gözaltındayken (A)yı alması ya da yine aynı (Mesut)un gidip, o sırada bir gözaltında tutturturulunulmuşluk vaziyetinde bulundurtturulunulan (A)yı alması- tarzındaki duruma ilişkin tanımlanma ameliyesinin realizasyonu babından’ olmak üzere ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’ yapılandırttırılınılmışlığındaki bir kompozisyona start verdirttirilinilinilme gereksinimi husule gelebilsin. Evet, ‘Mesut A’yı gözaltında aldı’ anlatımına değgin dillendirttirilinilme hadisesinin tahakkuklandırttırılabilinilmesi için, ortada, ‘önce –Mesut-la –A-nın farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler halinde konuşlandırttırılınılmışlıkları, sonra da bu -farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler- halinde konuşlandırttırılınılmışlardan ya –(Mesut)un kendisi gözaltındayken (A)yı alması- ya da yine aynı –Mesut-un gidip, o sırada bir gözaltında tutturturulunulmuşluk vaziyetinde bulundurtturulunulan –A-yı alması tarzındaki bir vakaya ispat-ı vücut ettirtirilinilmişliği meselesinin kendini göstermesi’ görünümündeki bir durumun varlık pozisyonu sergilettirtirmesi lâzımdır ki şahsına meydanda varlık pozisyonu sergilettirtirilinilen, ‘-farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler- halinde konuşlandırttırılınılmış –Mesut-la –A-dan, -ya (Mesut)un kendi gözaltındayken (A)yı alması ya da yine aynı (Mesut)un gidip, o sırada bir gözaltında tutturturulunulmuşluk vaziyetinde bulundurtturulunulan (A)yı alması- tarzındaki duruma ilişkin tanımlanma ameliyesinin realizasyonu babından’ olmak üzere ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’ yapılandırttırılınılmışlığındaki bir kompozisyona start verdirttirilinilinilme gereksinimi husule gelebilsin ama ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’ ifadesinin sınırları dahilinde mevzuubahis edilen ‘Mesut’ veya ‘A’nın gözaltında bulundurtturulunulması değil, ‘-A-ya, kişiliğine ilişkin soyadının baş harfliğini yaptırttırma görevi verdirttirilinilmiş –Mesut-un polis tarafından gözaltına alınılması’ hususudur ve ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’ ifadesinin sınırları dahilinde mevzuubahis edilinilinenin ‘-A-ya, kişiliğine ilişkin soyadının baş harfliğini yaptırttırma görevi verdirttirilinilmiş –Mesut-un polis tarafından gözaltına alınılması’ hususunca meydana getirttirilinilmişliğinden dolayı da bahsi geçirilen ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’ ifadesinin, ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’dan ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltına aldı’ya çevirilinilinmesi lâzımdır”ın dillendirttirilinilmesinden kendimi alamadım ama “’-Mesut A’yı gözaltında aldı- şeklindeki bir ifadeyle ilgili bir biçimde’ olmak üzere ‘kullanılabilinilir’ raporu verilebilinilirse de ‘Mesut A’yı gözaltında aldı’ anlatımına değgin dillendirttirilinilme hadisesinin tahakkuklandırttırılabilinilmesi için, ortada, ‘önce –Mesut-la –A-nın farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler halinde konuşlandırttırılınılmışlıkları, sonra da bu -farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler- halinde konuşlandırttırılınılmışlardan ya –(Mesut)un kendisi gözaltındayken (A)yı alması- ya da yine aynı –Mesut-un gidip, o sırada bir gözaltında tutturturulunulmuşluk vaziyetinde bulundurtturulunulan –A-yı alması tarzındaki bir vakaya ispat-ı vücut ettirtirilinilmişliği meselesinin kendini göstermesi’ görünümündeki bir durumun varlık pozisyonu sergilettirtirmesi lâzımdır ki şahsına meydanda varlık pozisyonu sergilettirtirilinilen, ‘-farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler- halinde konuşlandırttırılınılmış –Mesut-la –A-dan, -ya (Mesut)un kendi gözaltındayken (A)yı alması ya da yine aynı (Mesut)un gidip, o sırada bir gözaltında tutturturulunulmuşluk vaziyetinde bulundurtturulunulan (A)yı alması- tarzındaki duruma ilişkin tanımlanma ameliyesinin realizasyonu babından’ olmak üzere ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’ yapılandırttırılınılmışlığındaki bir kompozisyona start verdirttirilinilinilme gereksinimi husule gelebilsin. Evet, ‘Mesut A’yı gözaltında aldı’ anlatımına değgin dillendirttirilinilme hadisesinin tahakkuklandırttırılabilinilmesi için, ortada, ‘önce –Mesut-la –A-nın farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler halinde konuşlandırttırılınılmışlıkları, sonra da bu -farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler- halinde konuşlandırttırılınılmışlardan ya –(Mesut)un kendisi gözaltındayken (A)yı alması- ya da yine aynı –Mesut-un gidip, o sırada bir gözaltında tutturturulunulmuşluk vaziyetinde bulundurtturulunulan –A-yı alması tarzındaki bir vakaya ispat-ı vücut ettirtirilinilmişliği meselesinin kendini göstermesi’ görünümündeki bir durumun varlık pozisyonu sergilettirtirmesi lâzımdır ki şahsına meydanda varlık pozisyonu sergilettirtirilinilen, ‘-farklı kavramları ifadelendirttiren sözcükler- halinde konuşlandırttırılınılmış –Mesut-la –A-dan, -ya (Mesut)un kendi gözaltındayken (A)yı alması ya da yine aynı (Mesut)un gidip, o sırada bir gözaltında tutturturulunulmuşluk vaziyetinde bulundurtturulunulan (A)yı alması- tarzındaki duruma ilişkin tanımlanma ameliyesinin realizasyonu babından’ olmak üzere ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’ yapılandırttırılınılmışlığındaki bir kompozisyona start verdirttirilinilinilme gereksinimi husule gelebilsin ama ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’ ifadesinin sınırları dahilinde mevzuubahis edilen ‘Mesut’ veya ‘A’nın gözaltında bulundurtturulunulması değil, ‘-A-ya, kişiliğine ilişkin soyadının baş harfliğini yaptırttırma görevi verdirttirilinilmiş –Mesut-un polis tarafından gözaltına alınılması’ hususudur ve ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’ ifadesinin sınırları dahilinde mevzuubahis edilinilinenin ‘-A-ya, kişiliğine ilişkin soyadının baş harfliğini yaptırttırma görevi verdirttirilinilmiş –Mesut-un polis tarafından gözaltına alınılması’ hususunca meydana getirttirilinilmişliğinden dolayı da bahsi geçirilen ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’ ifadesinin, ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltında aldı’dan ‘Seyhan Ö. Zanlıyı tanıyınca hemen harekete geçen ekipler, otogara operasyon düzenleyerek Mesut A’yı gözaltına aldı’ya çevirilinilinmesi lâzımdır”ın dillendirttirilinilmesinden kendimi alamazken, Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırtırılınılıp Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırılınılma keyfiyetinin sonrasında da “Travestiyi para için öldürdüler” biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırtırılınılarak 20.02.2010 günü bahsi geçirilen gazetenin 5. sayfasında yayımlattırttırılınılan bir habere ait metin kısmının, “benliği ile alâkalı” olmak üzere “nihai” tanımlaması gerçekleştirttirilebilinilecek bir yapılandırttırılınılmışlıktaki cümlesinde de “Tartışma büyüyünce kendisini bıçaklayıp üzerindeki 70 lirasını alıp kaçtık” denilinilindiği, Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırtırılınılıp Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırılınılma keyfiyetinin sonrasında da “Travestiyi para için öldürdüler” biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırtırılınılarak 20.02.2010 günü bahsi geçirilen gazetenin 5. sayfasında yayımlattırttırılınılan bir habere ait metin kısmının, “benliği ile alâkalı” olmak üzere “nihai” tanımlaması gerçekleştirttirilebilinilecek bir yapılandırttırılınılmışlıktaki cümlesinde “Tartışma büyüyünce kendisini bıçaklayıp üzerindeki 70 lirasını alıp kaçtık” denilinilindiğinde ise kişiliğinden, Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırtırılınılıp Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırılınılma keyfiyetinin sonrasında da “Travestiyi para için öldürdüler” biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırtırılınılarak 20.02.2010 günü bahsi geçirilen gazetenin 5. sayfasında yayımlattırttırılınılan bir habere ait metin kısmının, “benliği ile alâkalı” olmak üzere “nihai” tanımlaması gerçekleştirttirilebilinilecek bir yapılandırttırılınılmışlıktaki cümlesinde “Tartışma büyüyünce kendisini bıçaklayıp üzerindeki 70 lirasını alıp kaçtık” denilinilinilmesi amacıyla yararlanılan pozisyonundaki “Tartışma büyüyünce kendisini bıçaklayıp üzerindeki 70 lirasını alıp kaçtık” anlatımının sınırları dahilinde, Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırtırılınılıp Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırılınılma keyfiyetinin sonrasında da “Travestiyi para için öldürdüler” biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırtırılınılarak 20.02.2010 günü bahsi geçirilen gazetenin 5. sayfasında yayımlattırttırılınılan bir habere ait metin kısmının, “benliği ile alâkalı” olmak üzere “nihai” tanımlaması gerçekleştirttirilebilinilecek bir yapılandırttırılınılmışlığındaki “Tartışma büyüyünce kendisini bıçaklayıp üzerindeki 70 lirasını alıp kaçtık” anlatımını meydana getiren elemanlardan, Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırtırılınılıp Taraf’ta görevli bulunan muhabirlerin, şahsına “Volkan Koç” adı taşıttırtırılınılınmışı tarafından kotarttırılınılma keyfiyetinin sonrasında da “Travestiyi para için öldürdüler” biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırtırılınılarak 20.02.2010 günü bahsi geçirilen gazetenin 5. sayfasında yayımlattırttırılınılan bir habere ait metin kısmının, “benliği ile alâkalı” olmak üzere “nihai” tanımlaması gerçekleştirttirilebilinilecek bir yapılandırttırılınılmışlıktaki cümlesinde dillendirttirilinilmiş vaziyetteki “Tartışma büyüyünce kendisini bıçaklayıp üzerindeki 70 lirasını alıp kaçtık” anlatımını meydana getiren elemanların, özlerine “bıçaklayıp”la “alıp” adı verdirttirilinilmiş kalıpların beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirttirilenlerinin her ikisinin de “ip-ıp” sesiyle nihayetlendirttirilinilmişliklerinden dolayı, “Tartışma büyüyünce kendisini bıçaklayıp üzerindeki 70 lirasını alıp kaçtık” yerine “Tartışma büyüyünce kendisini bıçaklayıp üzerindeki 70 lirasını alarak kaçtık” veya “Tartışma büyüyünce kendisini bıçaklayarak üzerindeki 70 lirasını alıp kaçtık”a hareketlilik hali kazandırttırılındığında ortadan kaldırttırılınabilinilecek mahiyetteki bir kakofoninin yaşattırttırılınılmışlığı meselesinin ayırdına da varmadım değil hani.

Bu mesaj Bogazicili tarafından değiştirildi (27-02-2010 saat 05:39 PM).
Bogazicili çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 07-03-2010, 02:57 PM   #2
Bogazicili
Devamlı Üye
 
Katılım Tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 110
Teşekkürler: 20
Thanked 1 Time in 1 Post
Rep Gücü: 2
Bogazicili is on a distinguished road
Varsayılan Cevap: İki hata

28.02.2010 günü, “Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8” şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın altına sığındırttırılınılan ve “Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8” şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, “Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı” denilinilinmiş ki 28.02.2010 günü, “Pasifik Okyanus dibinden kırıldı : 8.8” şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın altına sığındırttırılınılan ve “Pasifik Okyanus dibinden kırıldı : 8.8” şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, “Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı” denilinilinmiş bulunulunulduğunu gördüğümde ben de “Ben, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini gördüm, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ denilinilinilmiş bulunulunulduğunu gördüğümde de ‘ilk iş’ olarak gidip, kendisiyle sizlerin merhabalaştırılınılmışlığı meselesinin tanıklığını yaptığım, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilindeki ‘ülke’ sözcüğünün hangi anlama geldiğine baktım ki 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ denilinilinilmiş bulunulunulduğunu gördüğümde ‘ilk iş’ olarak gidip, kendisiyle sizlerin merhabalaştırılınılmışlığı meselesinin tanıklığını yaptığım, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilindeki ‘ülke’ sözcüğünün hangi anlama geldiğine baktığımda da karşılaştığımı, ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ tarzında kotarttırtırılınılmış bir tanımlama meydana getirdi. Evet, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini gördüm, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ denilinilinilmiş bulunulunulduğunu gördüğümde de ‘ilk iş’ olarak gidip, kendisiyle sizlerin merhabalaştırılınılmışlığı meselesinin tanıklığını yaptığım, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilindeki ‘ülke’ sözcüğünün hangi anlama geldiğine baktım ki 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ denilinilinilmiş bulunulunulduğunu gördüğümde ‘ilk iş’ olarak gidip, kendisiyle sizlerin merhabalaştırılınılmışlığı meselesinin tanıklığını yaptığım, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilindeki ‘ülke’ sözcüğünün hangi anlama geldiğine baktığımda karşılaştığımı, ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ tarzında kotarttırtırılınılmış bir tanımlama meydana getirdiğinde de bakışlarımın karşısına bu kez ’-Ülke- sözcüğünün hangi anlama geldiği’ değil, ‘Antarktika’nın bir ülke pozisyonunda bulundurtturulunulup bulundurtturulunulmadığı’ hususu oturtturturulunuldu. 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmını okuduğumda kendisiyle sizlerin merhabalaştırılınılmışlığı meselesinin tanıklığını yaptığım 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmış ve 28.02.2010 günü ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmışlığının sonrasında da yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesine mahal kazandırttırılınılmışlığı hususunu gördüğümde ‘ilk iş’ olarak gidip ‘ülke’ sözcüğünün hangi anlama geldiğine baktığım zaman, o ‘ülke’ sözcüğünün karşılığına getirttirilinilmek üzere ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ ibaresinin kayıt altına aldırttırılınılmışlığı hususunu gözlemlemiştim. ‘Ülke’ sözcüğüne, ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ ibaresi karşılık getirttirtirilinilindiği, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmında da Antarktika’dan, o, yukarıda belirttirtirilinilmiş ‘ülke’ sözcüğü kullanılınılmak suretiyle bahis açıldığına göre, kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş toprakların tamamının, meskûr ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ tanımlaması gereğince bir devletin egemenlik alanı dahilinde bulundurtturulunulması icap eder. Oysa yoktur böyle bir durum ve kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş toprakların tamamı, o, kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş toprakların üzerinde, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’in bulundurtturulunulmuşluğundan dolayı bahsi geçirilen Antarktika’ya tek bir devletin egemenlik alanı sınırlarının dahilinde mevki kazandırttırılınılmamıştır. ‘Ülke’ sözcüğüne, ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ ibaresi karşılık getirttirtirilinilmiş, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmında da Antarktika’dan, o, yukarıda belirttirtirilinilmiş ‘ülke’ sözcüğü kullanılınılmak suretiyle bahis açılınılmıştır ama Antarktika’dan ‘ülke’ sözcüğünün muavenetine başvurulunulması suretiyle söz edilebilinilmesi için kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş topraklara ait birim tamamının, meskûr ’-ülke-, bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümüdür’ tanımlaması gereğince bir devletin egemenlik alanı dahilinde bulundurtturulunulmasının icap etmesine karşın, mevzuubahis edilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmesi nedeniyle bir, ‘Üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinilmişliği’ durumda tutturturulunulan altıncı kıtaya ilişkin mevzuun, ilgili altıncı kıtayla bağlantılı adın ‘ülke’ kelimesinin refakatinde gündeme taşıttırttırılınılması mümkün değildir ki ‘Ülke’ sözcüğüne, ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ ibaresi karşılık getirttirtirilinilmiş, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmında da Antarktika’dan, o, yukarıda belirttirtirilinilmiş ‘ülke’ sözcüğü kullanılınılmak suretiyle bahis açılınılmıştır ama kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş topraklara ait birim tamamının, meskûr ‘-ülke-, bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümüdür’ tanımlaması gereğince bir devletin egemenlik alanı dahilinde bulundurtturulunulmasının icap etmesine karşın, bahsi geçirilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmesi nedeniyle bir, ‘üzerinde tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirttirilinilmişliği’ durumunda tutturturulunulan altıncı kıtaya ilişkin mevzuun, ilgili altıncı kıtayla bağlantılı adın ‘ülke’ kelimesinin refakatinde gündeme taşınılmasının mümkünsüzlüğünden dolayı da 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmında, Antarktika’nın, şahsı ‘ülke’ tesmiyelendirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtiren bir kelimenin yardımından yararlanılınılmak suretiyle dillendirttirilinilinmesi keyfiyeti, ‘Bir yanlış altının imzalanılmışlığı’ anlamına gelir. Antarktika’dan ‘ülke’ sözcüğünün muavenetine başvurulunulması suretiyle söz edilebilinilmesi için kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş topraklara ait birim tamamının, meskûr ‘-ülke-, bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümüdür’ tanımlaması gereğince bir devletin egemenlik alanı dahilinde bulundurtturulunulmasının icap etmesine karşın, bahsi geçirilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmişliği hadisesinden kaynaklandırttırılınılmış durumdaki bir ‘İlgili altıncı kıtayla bağlantılı adın –ülke- kelimesinin refakatinde gündeme taşınılmasının mümkünsüzlüğü’ meselesine ortada vaziyet aldırttırılınılırken yani bahsi geçirilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmişliği hadisesinden kaynaklandırttırılınılmış durumdaki bir ‘İlgili altıncı kıtayla bağlantılı adın –ülke- kelimesinin refakatinde gündeme taşınılmasının mümkünsüzlüğü’ meselesine ortada vaziyet aldırttırılınılınmışlığına rağmen Antarktika’ya, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerine oturtturulunulmuşluk halindeki ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilinde, o Antarktika’nın, şahsı ‘ülke’ tesmiyelendirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtiren bir kelimenin muavenetinden yararlandırttırılınılması suretiyle mevki kazandırttırılınılmışlığı keyfiyetinden ötürü altı imzalattırtırılınılan hatanın, Antarktika, sözcüğünün ortadan kaldırttırılınılması suretiyle giderilinilmesi, (Tsunami tehlikesine maruz bulundurtturulunulmuş bir vaziyette tutturtturulunularak Okyanus’a kıyısı olan 53 ülkeden bahis açılınılındığı halde bu tsunami tehlikesine maruz bulundurtturulunulmuş bir vaziyette tutturtturulunularak Okyanus’a da kıyısı olan 53 ülkenin hepsinin değil, yalnızca “ABD, Kolombiya, Panama, Rusya ve Avustralya” biçimindeki beşinden bahis açılınılıp 53’ten 5 çıkarıldığında kalan 48’inin esamesi okunmamışlığı keyfiyeti gözlemlettirtirilinildiğine göre pekala Antarktika’nın ismi de belirtilmeyebilinilirdi) Antarktika’dan ‘ülke’ sözcüğünün muavenetine başvurulunulması suretiyle söz edilebilinilmesi için kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş topraklara ait birim tamamının, meskûr ‘-ülke-, bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümüdür’ tanımlaması gereğince bir devletin egemenlik alanı dahilinde bulundurtturulunulmasının icap etmesine karşın, bahsi geçirilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmişliği hadisesinden kaynaklandırttırılınılmış durumdaki bir ‘İlgili altıncı kıtayla bağlantılı adın –ülke- kelimesinin refakatinde gündeme taşınılmasının mümkünsüzlüğü’ meselesine ortada vaziyet aldırttırılınılırken yani bahsi geçirilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmişliği hadisesinden kaynaklandırttırılınılmış durumdaki bir ‘İlgili altıncı kıtayla bağlantılı adın –ülke- kelimesinin refakatinde gündeme taşınılmasının mümkünsüzlüğü’ meselesine ortada vaziyet aldırttırılınılınmışlığına rağmen Antarktika’ya, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerine oturtturulunulmuşluk halindeki ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilinde, o Antarktika’nın, şahsı ‘ülke’ tesmiyelendirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtiren bir kelimenin muavenetinden yararlandırttırılınılması suretiyle mevki kazandırttırılınılmışlığı keyfiyetinden ötürü altı imzalattırtırılınılan hatanın, Antarktika, sözcüğünün ortadan kaldırttırılınılması suretiyle giderilinilmesinin mütebakisinde de ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’dan, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ya dönüştürttürülünülmesi lâzımdır”ın dillendirttirilinilmesinden kendimi alıkoyamadım ama “Ben, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini gördüm, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ denilinilinilmiş bulunulunulduğunu gördüğümde de ‘ilk iş’ olarak gidip, kendisiyle sizlerin merhabalaştırılınılmışlığı meselesinin tanıklığını yaptığım, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilindeki ‘ülke’ sözcüğünün hangi anlama geldiğine baktım ki 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ denilinilinilmiş bulunulunulduğunu gördüğümde ‘ilk iş’ olarak gidip, kendisiyle sizlerin merhabalaştırılınılmışlığı meselesinin tanıklığını yaptığım, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilindeki ‘ülke’ sözcüğünün hangi anlama geldiğine baktığımda da karşılaştığımı, ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ tarzında kotarttırtırılınılmış bir tanımlama meydana getirdi. Evet, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini gördüm, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ denilinilinilmiş bulunulunulduğunu gördüğümde de ‘ilk iş’ olarak gidip, kendisiyle sizlerin merhabalaştırılınılmışlığı meselesinin tanıklığını yaptığım, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilindeki ‘ülke’ sözcüğünün hangi anlama geldiğine baktım ki 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ denilinilinilmiş bulunulunulduğunu gördüğümde ‘ilk iş’ olarak gidip, kendisiyle sizlerin merhabalaştırılınılmışlığı meselesinin tanıklığını yaptığım, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilindeki ‘ülke’ sözcüğünün hangi anlama geldiğine baktığımda karşılaştığımı, ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ tarzında kotarttırtırılınılmış bir tanımlama meydana getirdiğinde de bakışlarımın karşısına bu kez ’-Ülke- sözcüğünün hangi anlama geldiği’ değil, ‘Antarktika’nın bir ülke pozisyonunda bulundurtturulunulup bulundurtturulunulmadığı’ hususu oturtturturulunuldu. 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmını okuduğumda kendisiyle sizlerin merhabalaştırılınılmışlığı meselesinin tanıklığını yaptığım 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmış ve 28.02.2010 günü ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmışlığının sonrasında da yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerinde, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesine mahal kazandırttırılınılmışlığı hususunu gördüğümde ‘ilk iş’ olarak gidip ‘ülke’ sözcüğünün hangi anlama geldiğine baktığım zaman, o ‘ülke’ sözcüğünün karşılığına getirttirilinilmek üzere ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ ibaresinin kayıt altına aldırttırılınılmışlığı hususunu gözlemlemiştim. ‘Ülke’ sözcüğüne, ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ ibaresi karşılık getirttirtirilinilindiği, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmında da Antarktika’dan, o, yukarıda belirttirtirilinilmiş ‘ülke’ sözcüğü kullanılınılmak suretiyle bahis açıldığına göre, kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş toprakların tamamının, meskûr ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ tanımlaması gereğince bir devletin egemenlik alanı dahilinde bulundurtturulunulması icap eder. Oysa yoktur böyle bir durum ve kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş toprakların tamamı, o, kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş toprakların üzerinde, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’in bulundurtturulunulmuşluğundan dolayı bahsi geçirilen Antarktika’ya tek bir devletin egemenlik alanı sınırlarının dahilinde mevki kazandırttırılınılmamıştır. ‘Ülke’ sözcüğüne, ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ ibaresi karşılık getirttirtirilinilmiş, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmında da Antarktika’dan, o, yukarıda belirttirtirilinilmiş ‘ülke’ sözcüğü kullanılınılmak suretiyle bahis açılınılmıştır ama Antarktika’dan ‘ülke’ sözcüğünün muavenetine başvurulunulması suretiyle söz edilebilinilmesi için kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş topraklara ait birim tamamının, meskûr ’-ülke-, bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümüdür’ tanımlaması gereğince bir devletin egemenlik alanı dahilinde bulundurtturulunulmasının icap etmesine karşın, mevzuubahis edilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmesi nedeniyle bir, ‘Üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinilmişliği’ durumda tutturturulunulan altıncı kıtaya ilişkin mevzuun, ilgili altıncı kıtayla bağlantılı adın ‘ülke’ kelimesinin refakatinde gündeme taşıttırttırılınılması mümkün değildir ki ‘Ülke’ sözcüğüne, ‘Bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümü’ ibaresi karşılık getirttirtirilinilmiş, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı: 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmında da Antarktika’dan, o, yukarıda belirttirtirilinilmiş ‘ülke’ sözcüğü kullanılınılmak suretiyle bahis açılınılmıştır ama kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş topraklara ait birim tamamının, meskûr ‘-ülke-, bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümüdür’ tanımlaması gereğince bir devletin egemenlik alanı dahilinde bulundurtturulunulmasının icap etmesine karşın, bahsi geçirilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmesi nedeniyle bir, ‘üzerinde tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirttirilinilmişliği’ durumunda tutturturulunulan altıncı kıtaya ilişkin mevzuun, ilgili altıncı kıtayla bağlantılı adın ‘ülke’ kelimesinin refakatinde gündeme taşınılmasının mümkünsüzlüğünden dolayı da 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmında, Antarktika’nın, şahsı ‘ülke’ tesmiyelendirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtiren bir kelimenin yardımından yararlanılınılmak suretiyle dillendirttirilinilinmesi keyfiyeti, ‘Bir yanlış altının imzalanılmışlığı’ anlamına gelir. Antarktika’dan ‘ülke’ sözcüğünün muavenetine başvurulunulması suretiyle söz edilebilinilmesi için kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş topraklara ait birim tamamının, meskûr ‘-ülke-, bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümüdür’ tanımlaması gereğince bir devletin egemenlik alanı dahilinde bulundurtturulunulmasının icap etmesine karşın, bahsi geçirilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmişliği hadisesinden kaynaklandırttırılınılmış durumdaki bir ‘İlgili altıncı kıtayla bağlantılı adın –ülke- kelimesinin refakatinde gündeme taşınılmasının mümkünsüzlüğü’ meselesine ortada vaziyet aldırttırılınılırken yani bahsi geçirilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmişliği hadisesinden kaynaklandırttırılınılmış durumdaki bir ‘İlgili altıncı kıtayla bağlantılı adın –ülke- kelimesinin refakatinde gündeme taşınılmasının mümkünsüzlüğü’ meselesine ortada vaziyet aldırttırılınılınmışlığına rağmen Antarktika’ya, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerine oturtturulunulmuşluk halindeki ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilinde, o Antarktika’nın, şahsı ‘ülke’ tesmiyelendirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtiren bir kelimenin muavenetinden yararlandırttırılınılması suretiyle mevki kazandırttırılınılmışlığı keyfiyetinden ötürü altı imzalattırtırılınılan hatanın, Antarktika, sözcüğünün ortadan kaldırttırılınılması suretiyle giderilinilmesi, (Tsunami tehlikesine maruz bulundurtturulunulmuş bir vaziyette tutturtturulunularak Okyanus’a kıyısı olan 53 ülkeden bahis açılınılındığı halde bu tsunami tehlikesine maruz bulundurtturulunulmuş bir vaziyette tutturtturulunularak Okyanus’a da kıyısı olan 53 ülkenin hepsinin değil, yalnızca “ABD, Kolombiya, Panama, Rusya ve Avustralya” biçimindeki beşinden bahis açılınılıp 53’ten 5 çıkarıldığında kalan 48’inin esamesi okunmamışlığı keyfiyeti gözlemlettirtirilinildiğine göre pekala Antarktika’nın ismi de belirtilmeyebilinilirdi) Antarktika’dan ‘ülke’ sözcüğünün muavenetine başvurulunulması suretiyle söz edilebilinilmesi için kendisine ‘Antarktika’ adı verdirttirilinilmiş topraklara ait birim tamamının, meskûr ‘-ülke-, bir devletin egemenliği altında bulundurtturulunulan toprakların tümüdür’ tanımlaması gereğince bir devletin egemenlik alanı dahilinde bulundurtturulunulmasının icap etmesine karşın, bahsi geçirilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmişliği hadisesinden kaynaklandırttırılınılmış durumdaki bir ‘İlgili altıncı kıtayla bağlantılı adın –ülke- kelimesinin refakatinde gündeme taşınılmasının mümkünsüzlüğü’ meselesine ortada vaziyet aldırttırılınılırken yani bahsi geçirilen Antarktika’nın üzerinde, tekilliğin değil, Fransa, İngiltere, Şili, Arjantin, Avustralya, Yeni Zelanda ve Norveç’ten meydana getirttirilinilmiş bir manzumeliliğin mukimlik vaziyeti sergilettirtirmişliği hadisesinden kaynaklandırttırılınılmış durumdaki bir ‘İlgili altıncı kıtayla bağlantılı adın –ülke- kelimesinin refakatinde gündeme taşınılmasının mümkünsüzlüğü’ meselesine ortada vaziyet aldırttırılınılınmışlığına rağmen Antarktika’ya, 28.02.2010 günü, ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan ve ‘Pasifik Okyanusu dibinden kırıldı : 8.8’ şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında ise yukarıda belirtilen tarihli Taraf’ın ilk sayfasında yayımlattırtırılınılan bir haberin birinci bölümüne ait metin kısmının bir yerine oturtturulunulmuşluk halindeki ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin sınırları dahilinde, o Antarktika’nın, şahsı ‘ülke’ tesmiyelendirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtiren bir kelimenin muavenetinden yararlandırttırılınılması suretiyle mevki kazandırttırılınılmışlığı keyfiyetinden ötürü altı imzalattırtırılınılan hatanın, Antarktika, sözcüğünün ortadan kaldırttırılınılması suretiyle giderilinilmesinin mütebakisinde de ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesinin, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’dan, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ya dönüştürttürülünülmesi lâzımdır”ın dillendirttirilinilmesinden kendimi alıkoyamazken, aynı “Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı” cümlesinin sınırları dahilinde, görenlere, “’“Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanlardan, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı” ifadesini meydana getiren elemanların, kendisine ‘Okyanusa’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinileni “Pasifik Okyanusu’nu simgelemektedir, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanlardan, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanların, kendisine ‘Okyanusa’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirileninin simgelediği ‘Pasifik Okyanusu’ özel isim pozisyonunda bulunmaktadır ve özel isimlere ait eklerin de yukarıdan kesme imiyle kelimeden ayrılınılınılması lâzımdır ki bütün bu, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanlardan, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanların, kendisine ‘Okyanusa’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilineninin ‘Pasifik Okyanusu’nu simgelemesi, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanlardan, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanların, kendisine ‘Okyanusa’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirileninin simgelediği ‘Pasifik Okyanusu’nun özel isim pozisyonunda bulunması ve özel isimlere ait eklerin de yukarıdan kesme imiyle kelimeden ayrılınılınılmasının gerekmesi keyfiyetleri de o, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanlardan, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanların, kendisine ‘Okyanusa’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilineninin ‘Pasifik Okyanusu’nu simgelemesi, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanlardan, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanların, kendisine ‘Okyanusa’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirileninin simgelediği ‘Pasifik Okyanusu’nun özel isim pozisyonunda bulunması ve özel isimlere ait eklerin de yukarıdan kesme imiyle kelimeden ayrılınılınılmasının gerekmesi keyfiyetlerine ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanlardan, ‘Pasifik Tsunami Uyarı Merkezi dev dalgaların Okyanusa kıyısı olan ABD, Kolombiya, Antarktika, Panama, Rusya ve Avustralya gibi 53 ülkeyi de tehdit ettiğini açıkladı’ ifadesini meydana getiren elemanların, kendisine ‘Okyanusa’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinilenin ‘Okyanusa’ değil de ‘Okyanus’a’ biçiminde yazılınılınmasını zorunlu kıldırttıracak etmenler halinde mevki kazandırttırmaktadır”ı dillendirttirecek mahiyetteki bir başka hatanın daha meydana getirttirilinilmişliği hususunun ayırdına da varmadım değil hani.
Bogazicili çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-03-2010, 04:07 AM   #3
Adolyer
Webmaster
 
Avatarı
 
Katılım Tarihi: Jun 2009
Yaşadığınız Yer: İstanbul
Mesajlar: 78
Teşekkürler: 21
Thanked 12 Times in 9 Posts
Rep Gücü: 100
Adolyer reputation'u devre dışı bırakmış
Varsayılan Cevap: İki hata

konuyu anlayamadım (: yazı okunacak gibi değil... yazıdaki iki hatayımı bulmaya çalışacaz tam olarak? nedir bu (:
__________________
İmza.
Adolyer çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 10-03-2010, 03:16 AM   #4
Bogazicili
Devamlı Üye
 
Katılım Tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 110
Teşekkürler: 20
Thanked 1 Time in 1 Post
Rep Gücü: 2
Bogazicili is on a distinguished road
Varsayılan Cevap: İki hata

Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da “Rejimin çatladığı an” biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde, “Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi”, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da “Rejimin çatladığı an” biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde de “Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı” denilinilinmiş ki Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da “Rejimin çatladığı an” biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde, “Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi”, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da “Rejimin çatladığı an” biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde ise “Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı” denilinilinmişliğini gördüğümde ben de “Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde de ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ denilinilinmiş ama Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde de ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ denilinilirken de Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ ifadesinin sınırları dahilinde ‘yönelmek’, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerine montajlandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ ifadesinin sınırları dahilinde de ‘yaşanmak’ eylem bildirir sözcüğünden, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ ifadesinin sınırları dahilinde ‘yönelmek’, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerine montajlandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ ifadesinin sınırları dahilinde de ‘yaşanmak’ eylem bildirir sözcüğünün ikişer adetinin bulundurtturulunulmuşluğu keyfiyetinden dolayı o, sınırları dahilinde ‘yaşanmak’la ‘yönelmek’ eylem bildirir sözcüklerinin ikişer tanesine mevki kazandırttırılınılmış ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ gibi ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ anlatımının bünyelerinde birer cümle düşüklüğü vaziyeti yaşattırttırılınılmış ki Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde de ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ denilinilindiğinde, sınırları dahilinde ‘yaşanmak’la ‘yönelmek’ eylem bildirir sözcüklerinin ikişer tanesine mevki kazandırttırılınılmış ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ gibi ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ anlatımının bünyelerinde yaşattırttırılınılan cümle düşüklüğü vaziyetinin, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde dillendirttirilinilen ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunu meydana getiren elemanlardan, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde dillendirttirilinilen ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunu meydana getiren elemanların, kendisine ‘yöneldi’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinilip aynı zamanda ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunun sonuncu öğesi konumundaki ‘yöneldi’nin ‘yöneldi’den ‘doğruldu’ya dönüştürttürülünülmesi, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde tahakkuklandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ tümcesini meydana getiren elemanlardan, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde tahakkuklandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ tümcesini meydana getiren elemanların, kendisine ‘yaşandığı’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinileni, kendisine ‘yaşandığı’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinilmişliğinin ötesinde de aynı zamanda şahsına, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunun sonuncu öğesi pozisyonunda bulundurtturulunulan ‘yöneldi’nin aksine, ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ anlatımının bidayetinde mevki kazandırttırılınılanı görünümündeki ‘yaşandığı’nın ‘tahakkuklandırılınıldığı’yla değiştirttirilinilme cihetine gidilinilmesi suretiyle ortadan kaldırttrılınılması, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde de ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ denilinilindiğinde, sınırları dahilinde ‘yaşanmak’la ‘yönelmek’ eylem bildirir sözcüklerinin ikişer tanesine mevki kazandırttırılınılmış ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ gibi ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ anlatımının bünyelerinde yaşattırttırılınılan cümle düşüklüğü vaziyetinin, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde dillendirttirilinilen ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunu meydana getiren elemanlardan, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde dillendirttirilinilen ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunu meydana getiren elemanların, kendisine ‘yöneldi’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinilip aynı zamanda ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunun sonuncu öğesi konumundaki ‘yöneldi’nin ‘yöneldi’den ‘doğruldu’ya dönüştürttürülünülmesi, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde tahakkuklandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ tümcesini meydana getiren elemanlardan, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde tahakkuklandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ tümcesini meydana getiren elemanların, kendisine ‘yaşandığı’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinileni, kendisine ‘yaşandığı’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinilmişliğinin ötesinde de aynı zamanda şahsına, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunun sonuncu öğesi pozisyonunda bulundurtturulunulan ‘yöneldi’nin aksine, ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ anlatımının bidayetinde mevki kazandırttırılınılanı görünümündeki ‘yaşandığı’nın ‘tahakkuklandırılınıldığı’yla değiştirttirilinilme cihetine gidilinilmesi suretiyle ortadan kaldırttırılınılmasının mütebakisinde de ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ ve ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ ifadelerinden, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’nin ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’den, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma doğruldu’, ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’nın ise ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’dan ‘Tahakkuklandırıldığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ya çevirilinilinmesi lâzımdır”in dillendirttirilinilmesinden sarfınazar edemedim ama “Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde de ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ denilinilinmiş ama Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde de ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ denilinilirken de Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ ifadesinin sınırları dahilinde ‘yönelmek’, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerine montajlandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ ifadesinin sınırları dahilinde de ‘yaşanmak’ eylem bildirir sözcüğünden, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ ifadesinin sınırları dahilinde ‘yönelmek’, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerine montajlandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ ifadesinin sınırları dahilinde de ‘yaşanmak’ eylem bildirir sözcüğünün ikişer adetinin bulundurtturulunulmuşluğu keyfiyetinden dolayı o, sınırları dahilinde ‘yaşanmak’la ‘yönelmek’ eylem bildirir sözcüklerinin ikişer tanesine mevki kazandırttırılınılmış ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ gibi ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ anlatımının bünyelerinde birer cümle düşüklüğü vaziyeti yaşattırttırılınılmış ki Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde de ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ denilinilindiğinde, sınırları dahilinde ‘yaşanmak’la ‘yönelmek’ eylem bildirir sözcüklerinin ikişer tanesine mevki kazandırttırılınılmış ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ gibi ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ anlatımının bünyelerinde yaşattırttırılınılan cümle düşüklüğü vaziyetinin, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde dillendirttirilinilen ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunu meydana getiren elemanlardan, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde dillendirttirilinilen ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunu meydana getiren elemanların, kendisine ‘yöneldi’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinilip aynı zamanda ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunun sonuncu öğesi konumundaki ‘yöneldi’nin ‘yöneldi’den ‘doğruldu’ya dönüştürttürülünülmesi, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde tahakkuklandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ tümcesini meydana getiren elemanlardan, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde tahakkuklandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ tümcesini meydana getiren elemanların, kendisine ‘yaşandığı’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinileni, kendisine ‘yaşandığı’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinilmişliğinin ötesinde de aynı zamanda şahsına, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunun sonuncu öğesi pozisyonunda bulundurtturulunulan ‘yöneldi’nin aksine, ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ anlatımının bidayetinde mevki kazandırttırılınılanı görünümündeki ‘yaşandığı’nın ‘tahakkuklandırılınıldığı’yla değiştirttirilinilme cihetine gidilinilmesi suretiyle ortadan kaldırttrılınılması, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde de ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ denilinilindiğinde, sınırları dahilinde ‘yaşanmak’la ‘yönelmek’ eylem bildirir sözcüklerinin ikişer tanesine mevki kazandırttırılınılmış ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ gibi ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ anlatımının bünyelerinde yaşattırttırılınılan cümle düşüklüğü vaziyetinin, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde dillendirttirilinilen ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunu meydana getiren elemanlardan, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir yerinde dillendirttirilinilen ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunu meydana getiren elemanların, kendisine ‘yöneldi’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinilip aynı zamanda ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunun sonuncu öğesi konumundaki ‘yöneldi’nin ‘yöneldi’den ‘doğruldu’ya dönüştürttürülünülmesi, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde tahakkuklandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ tümcesini meydana getiren elemanlardan, yine aynı yani Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırttırılınılmış bir durumda tutturtturulunulan yazının başka bir yerinde tahakkuklandırttırılınılan ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ tümcesini meydana getiren elemanların, kendisine ‘yaşandığı’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinileni, kendisine ‘yaşandığı’ adı verdirttirilinilmiş bir kalıbın cidarları beyninde mukimlik vaziyeti sergilettirtirilinilmişliğinin ötesinde de aynı zamanda şahsına, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ kompozisyonunun sonuncu öğesi pozisyonunda bulundurtturulunulan ‘yöneldi’nin aksine, ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ anlatımının bidayetinde mevki kazandırttırılınılanı görünümündeki ‘yaşandığı’nın ‘tahakkuklandırılınıldığı’yla değiştirttirilinilme cihetine gidilinilmesi suretiyle ortadan kaldırttırılınılmasının mütebakisinde de ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’ ve ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ ifadelerinden, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’nin ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma yöneldi’den, ‘Ancak zaman içinde 28 Şubat’ın sonrası bizzat müdahalenin parçası gibi algılanmaya başlarken, analizin yönü de failden uzaklaşarak topluma doğruldu’, ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’nın ise ‘Yaşandığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’dan ‘Tahakkuklandırıldığı dönemde özellikle medyada büyük bir kırılma yaşanmıştı’ya çevirilinilinmesi lâzımdır”in dillendirttirilinilmesinden sarfınazar edemezken, Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınan ve Sayın Etyen Mahçupyan tarafından kaleme alınmışlığının sonrasında da ‘Rejimin çatladığı an’ biçiminde dizaynlandırılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılıp 28.02.2010 günü Taraf’ın 13. sayfasındaki adı geçen müellife ait köşede yayımlattırılan yazının bir başka yerine de görenlere, “Burada bulundurtturulunulan, o burada ifadelendirttirilinilmesi amaçlananı ‘Askeriyede ise paralel bir üst yargı mekanizması kurulunularak askerlerin sivil dünyanın denetiminden tümüyle kurtulmaları sağlanmıştı’nın meydana getirmesi ve ‘kurulum’un karşılığının da ‘ihdas’ sözcüğü tarafından oluşturtturulunulmasına rağmen, bahsi geçirilen ‘kurulum’un istikbalinde, bahis konusu yapılıp da ‘kurulum’un karşılığını oluşturtturan ‘ihdas’ değil, ‘hissettirme’ anlamındaki ‘ihsas’ kelimesinin vazifelendirttirilinilmesi hadisesidir ki burada bulundurtturulunulanı, o burada ifadelendirttirilinilmesi amaçlananın ‘Askeriyede ise paralel bir üst yargı mekanizması kurulunularak askerlerin sivil dünyanın denetiminden tümüyle kurtulmaları sağlanmıştı’nın meydana getirmesi ve ‘kurulum’un karşılığının da ‘ihdas’ sözcüğü tarafından oluşturtturulunulmasına rağmen, bahsi geçirilen ‘kurulum’un istikbalinde, bahis konusu yapılıp da ‘kurulum’un karşılığını oluşturtturan ‘ihdas’ değil, ‘hissettirme’ anlamındaki ‘ihsas’ kelimesinin vazifelendirttirilinilmesi hadisesince gerçekleştirttirilinilmesi yani ‘Askeriyede ise paralel bir üst yargı mekanizması ihdas edilinilinilerek askerlerin sivil dünyanın denetiminden tümüyle kurtulmaları sağlanmıştı’ yerine ‘Askeriyede ise paralel bir üst yargı mekanizması ihdas edilinilinilerek askerlerin sivil dünyanın denetiminden tümüyle kurtulmaları sağlanmıştı’nın bir kenara itilinilerek ‘Askeriyede ise paralel bir üst yargı mekanizması ihsas edilinilinilerek askerlerin sivil dünyanın denetiminden tümüyle kurtulmaları sağlanmıştı’nın dillendirttirilinilmesi mevzuu da ‘bir yanlış altının imzalanması’ manasına gelir” dedirttirecek nitelikteki bir kompozisyonunun oturtturulunulduğu keyfiyetinin de ayırdına varmadım değil hani.

Bu mesaj Bogazicili tarafından değiştirildi (10-03-2010 saat 04:22 AM).
Bogazicili çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-03-2010, 06:53 PM   #5
Bogazicili
Devamlı Üye
 
Katılım Tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 110
Teşekkürler: 20
Thanked 1 Time in 1 Post
Rep Gücü: 2
Bogazicili is on a distinguished road
Varsayılan Cevap: İki hata

Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, “Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak” denilinilinilmiş ki Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, “Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak” denilinilinilmiş bulunulunulduğunu gördüğümde ben de “Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş. ‘Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş’ diyorum, çünkü ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’ bir isimse de yukarıda, ‘Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş’i dillendirtmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususu kayıt altına alındırttırılınılınmamıştır. Yukarıda, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden, ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’e start aldırttırılınılması hususu geçiyorduysa da ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite bir şahsıma aidiyetlilik vaziyeti gözlemlettirtirip ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin bir şahsıma aidiyetlilik vaziyeti gözlemlettirtirmesinden dolayı o, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite tahminimi oluşturacak, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin tahminimi oluşturtturacaklığı yani “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” manzarası sergilettirtiren bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” manzarası sergilettirtiren bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında da 28.02.2010 günü, Taraf’ın 5. sayfasında yayımlattırtırılınılan yazının müellifliği konuşlandırttırılınılmışlığındaki Sayın Yıldıray Oğur’ca gündeme taşıttırtırılınılmış ‘Şahsımca kotarttırılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan, -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında da kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ tarzındaki bir kompozisyona rastlanılamayacaklığı sorunundan ötürü, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite yalnızca içimden geçmekle yetinmeyip uygulama alanına sirayet ettirtirilinilse bile herhangi bir kıymet-i harbiyesi olmayacaktır”ın dillendirttirilinilmesinden kendimi alıkoyamadım ama “Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş. ‘Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş’ diyorum, çünkü ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’ bir isimse de yukarıda, ‘Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş’i dillendirtmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususu kayıt altına alındırttırılınılınmamıştır. Yukarıda, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden, ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’e start aldırttırılınılması hususu geçiyorduysa da ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite bir şahsıma aidiyetlilik vaziyeti gözlemlettirtirip ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin bir şahsıma aidiyetlilik vaziyeti gözlemlettirtirmesinden dolayı o, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite tahminimi oluşturacak, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin tahminimi oluşturtturacaklığı yani “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” manzarası sergilettirtiren bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” manzarası sergilettirtiren bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında da 28.02.2010 günü, Taraf’ın 5. sayfasında yayımlattırtırılınılan yazının müellifliği konuşlandırttırılınılmışlığındaki Sayın Yıldıray Oğur’ca gündeme taşıttırtırılınılmış ‘Şahsımca kotarttırılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan, -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında da kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ tarzındaki bir kompozisyona rastlanılamayacaklığı sorunundan ötürü, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite yalnızca içimden geçmekle yetinmeyip uygulama alanına sirayet ettirtirilinilse bile herhangi bir kıymet-i harbiyesi olmayacaktır”ın dillendirttirilinilmesinden kendimi alıkoyamazken, Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının başka bir yerine görenlere, “Burada, ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ denilinilinilmiş ve burada ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ denilinilirken de ortaya, sanki Cumhuriyet Başsavcıları, sanki siyasi parti kapatılmalarını talepleme değil de bizzat o siyasi partileri kapatma yetkisini haizmişler gibi bir yanlış izlenim çıkarttırttırılınılmış ki burada, ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ denilinilindiğinde ortaya, ‘sanki Cumhuriyet Başsavcıları, siyasi parti kapatılmalarını talepleme değil de bizzat o siyasi partileri kapatma yetkisini haizmişler’ gibi bir yanlış izlenim çıkarttırtırılınılması keyfiyetine ilişkin önün alınabilinilmesi için, burada, ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ denilinilindiğinde meydana getirttirtirilinenlerinden, meskûr ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ anlatımlarının ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ şeklindekisinin ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’den ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapattırtırırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ye; yine ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ denilinilindiğinde meydana getirttirtirilinenlerinden, meskûr ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ anlatımlarının kendisine ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ biçiminde bahis açtırttırılınılanının ise ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’den ‘Korkmayın ben sizden kapattırtırmamanızı rica etmeyeceğim’e dönüştürttürülünülünmesi lâzımdır” dedirttirecek mahiyetteki yanlış izlenim gözlemlettirir bir “’Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’” kompozisyonunun montajlandırttırılınılmışlığı halinin ayırdına vardırttırılınılmadım da değildir hanı.
Bogazicili çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 11-03-2010, 06:54 PM   #6
Bogazicili
Devamlı Üye
 
Katılım Tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 110
Teşekkürler: 20
Thanked 1 Time in 1 Post
Rep Gücü: 2
Bogazicili is on a distinguished road
Varsayılan Cevap: İki hata

Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, “Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak” denilinilinilmiş ki Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, “Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak” denilinilinilmiş bulunulunulduğunu gördüğümde ben de “Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş. ‘Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş’ diyorum, çünkü ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’ bir isimse de yukarıda, ‘Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş’i dillendirtmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususu kayıt altına alındırttırılınılınmamıştır. Yukarıda, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden, ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’e start aldırttırılınılması hususu geçiyorduysa da ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite bir şahsıma aidiyetlilik vaziyeti gözlemlettirtirip ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin bir şahsıma aidiyetlilik vaziyeti gözlemlettirtirmesinden dolayı o, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite tahminimi oluşturacak, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin tahminimi oluşturtturacaklığı yani “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” manzarası sergilettirtiren bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” manzarası sergilettirtiren bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında da 28.02.2010 günü, Taraf’ın 5. sayfasında yayımlattırtırılınılan yazının müellifliği konuşlandırttırılınılmışlığındaki Sayın Yıldıray Oğur’ca gündeme taşıttırtırılınılmış ‘Şahsımca kotarttırılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan, -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında da kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ tarzındaki bir kompozisyona rastlanılamayacaklığı sorunundan ötürü, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite yalnızca içimden geçmekle yetinmeyip uygulama alanına sirayet ettirtirilinilse bile herhangi bir kıymet-i harbiyesi olmayacaktır”ın dillendirttirilinilmesinden kendimi alıkoyamadım ama “Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak ‘28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür’ tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, ‘Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak’ anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş. ‘Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş’ diyorum, çünkü ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’ bir isimse de yukarıda, ‘Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, -Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak- anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş’i dillendirtmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, ‘70 Milyon Adım Koalisyonu’nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususu kayıt altına alındırttırılınılınmamıştır. Yukarıda, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden, ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’e start aldırttırılınılması hususu geçiyorduysa da ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite bir şahsıma aidiyetlilik vaziyeti gözlemlettirtirip ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin bir şahsıma aidiyetlilik vaziyeti gözlemlettirtirmesinden dolayı o, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite tahminimi oluşturacak, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin tahminimi oluşturtturacaklığı yani “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” manzarası sergilettirtiren bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” manzarası sergilettirtiren bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında da 28.02.2010 günü, Taraf’ın 5. sayfasında yayımlattırtırılınılan yazının müellifliği konuşlandırttırılınılmışlığındaki Sayın Yıldıray Oğur’ca gündeme taşıttırtırılınılmış ‘Şahsımca kotarttırılınılarak -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılan, -28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür- şeklinde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılmasının sonrasında da kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ tarzındaki bir kompozisyona rastlanılamayacaklığı sorunundan ötürü, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünitenin, ‘-Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilinilmiş ama Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) denilinilirken de Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak (28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür) tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının bir yerinde, (Baktınız ki işin içinden çıkamıyorsunuz, 70 Milyon Adım Koalisyonu 28 Şubat’a karşı bugün Tünel’den Taksim’e 70 Milyon adım atacak) anlatımının dillendirttirilinilinmesi sırasında (70 Milyon Adım Koalisyonu)nun mahiyeti belirttirtirilinilinmemiş-i dillendirttirmişliğim keyfiyetinden de anlaşılacağı üzere bu, -70 Milyon Adım Koalisyonu-nun neyin adı konumunda bulundurtturulunulmuş olunulduğu hususunun kayıt altına alındırttırılınılınmamışlığı meselesiyle ilgili’ olarak bidayette benim içimden geçen ‘kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyeti, o, kendisine -70 Milyon Adım Koalisyonu- adı verdirttirilinilinilmişlik yapılandırttırılınılmışlığındaki mefhumun mahiyetini bir sivil toplum örgütü meydana getirmektedir’ startlandırttırılınılmışlığındaki ünite yalnızca içimden geçmekle yetinmeyip uygulama alanına sirayet ettirtirilinilse bile herhangi bir kıymet-i harbiyesi olmayacaktır”ın dillendirttirilinilmesinden kendimi alıkoyamazken, Sayın Yıldıray Oğur tarafından kaleme alınılınılarak “28 Şubat için gecikmiş bir teşekkür” tarzında dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 28.02.2010 günü de Taraf’ın 5. sayfasındaki bahsi geçirilen Sayın Yıldıray Oğur’a ait köşede yayımlattırtırılınılan yazının başka bir yerine görenlere, “Burada, ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ denilinilinilmiş ve burada ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ denilinilirken de ortaya, sanki Cumhuriyet Başsavcıları, sanki siyasi parti kapatılmalarını talepleme değil de bizzat o siyasi partileri kapatma yetkisini haizmişler gibi bir yanlış izlenim çıkarttırttırılınılmış ki burada, ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ denilinilindiğinde ortaya, ‘sanki Cumhuriyet Başsavcıları, siyasi parti kapatılmalarını talepleme değil de bizzat o siyasi partileri kapatma yetkisini haizmişler’ gibi bir yanlış izlenim çıkarttırtırılınılması keyfiyetine ilişkin önün alınabilinilmesi için, burada, ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ denilinilindiğinde meydana getirttirtirilinenlerinden, meskûr ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ anlatımlarının ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ şeklindekisinin ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’den ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapattırtırırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ye; yine ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ denilinilindiğinde meydana getirttirtirilinenlerinden, meskûr ‘Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ anlatımlarının kendisine ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’ biçiminde bahis açtırttırılınılanının ise ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’den ‘Korkmayın ben sizden kapattırtırmamanızı rica etmeyeceğim’e dönüştürttürülünülünmesi lâzımdır” dedirttirecek mahiyetteki yanlış izlenim gözlemlettirir bir “’Şeytanın bu sağdan yaklaşımları sizin üzerinizde –Savcım kapatırsan borsa düşer, dolar çıkar- diyen mahalle bakkalınız kadar bile etki yapmamıştır herhalde’ ile ‘Korkmayın ben sizden kapatmamanızı rica etmeyeceğim’” kompozisyonunun montajlandırttırılınılmışlığı halinin ayırdına vardırttırılınılmadım da değildir hanı.
Bogazicili çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-03-2010, 07:28 PM   #7
Bogazicili
Devamlı Üye
 
Katılım Tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 110
Teşekkürler: 20
Thanked 1 Time in 1 Post
Rep Gücü: 2
Bogazicili is on a distinguished road
Varsayılan Cevap: İki hata

“Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da ‘Karanlık bir adada bir hapishane’ biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi” olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda, “Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor” denilinilinmiş ki “Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da ‘Karanlık bir adada bir hapishane’ biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi” olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda “Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor” denilinilinmiş bulunulunulduğunu gördüğümde ben de “’Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da -Karanlık bir adada bir hapishane- biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi’ olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda ‘Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor’ denilinilinmiş ve ’Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da -Karanlık bir adada bir hapishane- biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi’ olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda ‘Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor’ denilinilirken de ’Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da -Karanlık bir adada bir hapishane- biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi’ olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda ‘Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor’ denilinilinilmişliğini okuyanlara, ‘-Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilinilmiş ve -Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilirken de kişiliği, o kişiliğinden, -Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilinilme hadisesinin tahakkuklandırttırılınılması amacıyla yararlanılınılmışlık pozisyonunda durdurtturulunulan -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- anlatımının sınırları dahilinde vukua getirttirilinilmiş birden fazla sayıdaki hatanın altına imza attırtırılınılmış. Evet, ‘-Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilinilmiş ve -Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilirken de kişiliği, o kişiliğinden, -Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilinilme hadisesinin tahakkuklandırttırılınılması amacıyla yararlanılınılmışlık pozisyonunda durdurtturulunulan -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- anlatımının sınırları dahilinde vukua getirttirilinilmiş birden fazla sayıdaki hatanın altına imza attırtırılınılmış ki sıranın, altına imza attırtırılınılan birden fazla sayıdaki hatanın tadadına taşıttırtırılınılındığında ise meskûr birden fazla sayıdaki hataya ilişkin tadat ameliyesinin, –(Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastahanenin de bulunduğu bir adayı nerede anlatıyor?) sorusuna karşılık getirttirilinilmesi gereken (Dennis Lahane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası’nda)nın yerine (Dennis Lahane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası)nın oturtturulunulurken, (Suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastahane adanın neresinde bulunuyor?) sualine mukabil konuşlandırttırılınılması lâzım gelen (üzerinde)nin ise herhangi bir unsurla değiştirttirilinilme cihetine gidilinilinilmemişliği ile (adayı)nın değil de (adadayı)nın dillendirttirilinilinmişliği hususatıdır (Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor) anlatımının sınırları dahilinde vukua getirttirilinilmiş birden fazla sayıdaki hatayı oluşturtturan- ünitesine start aldırttırılınılması suretiyle kuvveden fiile çıkarttırtırılınılma meselesi olanaklı kılınmıştır’”ın dillendirttirilinilmesinden sarfınazar edemedim ama “’Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da -Karanlık bir adada bir hapishane- biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi’ olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda ‘Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor’ denilinilinmiş ve ’Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da -Karanlık bir adada bir hapishane- biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi’ olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda ‘Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor’ denilinilirken de ’Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da -Karanlık bir adada bir hapishane- biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi’ olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda ‘Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor’ denilinilinilmişliğini okuyanlara, ‘-Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilinilmiş ve -Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilirken de kişiliği, o kişiliğinden, -Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilinilme hadisesinin tahakkuklandırttırılınılması amacıyla yararlanılınılmışlık pozisyonunda durdurtturulunulan -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- anlatımının sınırları dahilinde vukua getirttirilinilmiş birden fazla sayıdaki hatanın altına imza attırtırılınılmış. Evet, ‘-Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilinilmiş ve -Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilirken de kişiliği, o kişiliğinden, -Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da (Karanlık bir adada bir hapishane) biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan bir sinema eleştirisi yazısının giriş cümlesi- olarak kullandırttırılınılan kompozisyonda -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- denilinilinilme hadisesinin tahakkuklandırttırılınılması amacıyla yararlanılınılmışlık pozisyonunda durdurtturulunulan -Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor- anlatımının sınırları dahilinde vukua getirttirilinilmiş birden fazla sayıdaki hatanın altına imza attırtırılınılmış ki sıranın, altına imza attırtırılınılan birden fazla sayıdaki hatanın tadadına taşıttırtırılınılındığında ise meskûr birden fazla sayıdaki hataya ilişkin tadat ameliyesinin, –(Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastahanenin de bulunduğu bir adayı nerede anlatıyor?) sorusuna karşılık getirttirilinilmesi gereken (Dennis Lahane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası’nda)nın yerine (Dennis Lahane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası)nın oturtturulunulurken, (Suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastahane adanın neresinde bulunuyor?) sualine mukabil konuşlandırttırılınılması lâzım gelen (üzerinde)nin ise herhangi bir unsurla değiştirttirilinilme cihetine gidilinilinilmemişliği ile (adayı)nın değil de (adadayı)nın dillendirttirilinilinmişliği hususatıdır (Oscar ödüllü yönetmen Martin Scorsese, Denis Lehane’nin çok satan gerilim romanından uyarlanan Zindan Adası, suç işlemiş akıl hastalarının tedavi edildiği hastanenin de bulunduğu bir adadayı anlatıyor) anlatımının sınırları dahilinde vukua getirttirilinilmiş birden fazla sayıdaki hatayı oluşturtturan- ünitesine start aldırttırılınılması suretiyle kuvveden fiile çıkarttırtırılınılma meselesi olanaklı kılınmıştır’”ın dillendirttirilinilmesinden sarfınazar edemezken, aynı “Kendisi bir kotarttırttırılınılma ameliyesine tabi tutturturulunulunan ve o kendisinin bir kotarttırtırılınılma ameliyesine tabi tutturtturulunulmasının sonrasında da ‘Karanlık bir adada bir hapishane’ biçiminde dizaynlandırttırılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırılınılıp 12.03.2010 günü Taraf’ın 17. sayfasında yayımlattırtırılınılan sinema eleştirisi yazısının başka bir yerine, görenlere, “’de’ hecesi, ‘ismin –de- halinde’ bulunulunduğu hususuna ilişkin gerekli gösterttirilinilme ameliyesinin gerçekleştirttirilinilmesi amacıyla kullanılabilinilindiği gibi meskûr ‘de’ hecesinden ‘-dahi- anlamındaki -de-da- bağlacı’ olarak da yararlanılabilinilinir ki bahsi geçirilen ‘de’ hecesinin buradaki işlevi, bahis konusu ‘de’ hecesinin ‘dahi’ anlamındaki ‘de-da’ bağlaçlığı görevinde bulundurtturulunulmuşluğu keyfiyetinden kaynaklandırttırılınılmaktadır ve bahsi geçirilen ‘de’ hecesinin buradaki işlevinin, bahis konusu ‘de’ hecesinin ‘dahi’ anlamındaki ‘de-da’ bağlaçlığı görevinde bulundurtturulunulmuşluğu keyfiyetinden kaynaklandırttırılınılmışlığı hususundan dolayı da ilgili ‘de’ hecesinin ‘soruşturma’ sözcüğünden ayırılınılması, ilgili ‘de’ hecesinin ‘soruşturma’ sözcüğünden ayırılınılma hadisesinin mütebakisinde de ‘Üstlerine bir kasırga yaklaşırken soruşturmada hızla ilerler’ kompozisyonunun, ‘Üstlerine bir kasırga yaklaşırken soruşturmada hızla ilerler’den ‘Üstlerine bir kasırga yaklaşırken soruşturma da hızla ilerler’e çevirilinilinilmesi lâzımdır”ı dillendirttirecek bir yapılandırttırılınılmışlıktaki “Üstlerine bir kasırga yaklaşırken soruşturmada hızla ilerler”den “Üstlerine bir kasırga yaklaşırken soruşturma da hızla ilerler” yanlış cümlesinin yapılandırttırılınılmışlığı vakasının da ayırdına vardırttırılınılmadım değil hani.
Bogazicili çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-06-2010, 07:23 PM   #8
Bogazicili
Devamlı Üye
 
Katılım Tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 110
Teşekkürler: 20
Thanked 1 Time in 1 Post
Rep Gücü: 2
Bogazicili is on a distinguished road
Varsayılan Cevap: İki hata

Sayın Murat Belge tarafından kaleme alınılınılan ve Sayın Murat Belge taraıfndan kaleme alınılınılınılmasının mütebakisinde de kendisi “Tırmanan gerginlikler” şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp “Tırmanan gerginlikler” şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılan o kendisi, 09.05.2010 günü, “adı geçene ait” olmak üzere Taraf’ın 3. sayfasında mahal kazandırttırttırılınılınılmışlık vaziyetindeki köşede yapılandırttırttırttırılınılma halini muhtevi yazının bir yerinde, “Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da ‘zindeler’ mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek” denilinilinilinilmiş ki Sayın Murat Belge tarafından kaleme alınılınılan ve Sayın Murat Belge taraıfndan kaleme alınılınılınılmasının mütebakisinde de kendisi “Tırmanan gerginlikler” şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp “Tırmanan gerginlikler” şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılan o kendisi, 09.05.2010 günü, “adı geçene ait” olmak üzere Taraf’ın 3. sayfasında mahal kazandırttırttırılınılınılmışlık vaziyetindeki köşede yapılandırttırttırttırılınılma halini muhtevi yazının bir yerinde, “Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da ‘zindeler’ mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek” denilinilinilinilmiş bulunulunulunulduğu durumuyla karşılaştırttırttırılınılınıldığımda ben de “Sayın Murat Belge tarafından kaleme alınılınılan ve Sayın Murat Belge taraıfndan kaleme alınılınılınılmasının mütebakisinde de kendisi ‘Tırmanan gerginlikler’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp ‘Tırmanan gerginlikler’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılan o kendisi, 09.05.2010 günü, ‘adı geçene ait’ olmak üzere Taraf’ın 3. sayfasında mahal kazandırttırttırılınılınılmışlık vaziyetindeki köşede yapılandırttırttırttırılınılma halini muhtevi yazının bir yerinde, ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da –zindeler- mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ denilinilinilinilmiş ama Sayın Murat Belge tarafından kaleme alınılınılan ve Sayın Murat Belge taraıfndan kaleme alınılınılınılmasının mütebakisinde de kendisi ‘Tırmanan gerginlikler’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp ‘Tırmanan gerginlikler’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılan o kendisi, 09.05.2010 günü, ‘adı geçene ait’ olmak üzere Taraf’ın 3. sayfasında mahal kazandırttırttırılınılınılmışlık vaziyetindeki köşede yapılandırttırttırttırılınılma halini muhtevi yazının bir yerinde, ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da –zindeler- mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ denilinilinilirken de meskûr ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da –zindeler- mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ ifadesinin sınırları dahilinde ‘-Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış- diye mi’ biçimindeki ibareye mahal kazandırttırttırttırılınılmışlığı keyfiyetinden dolayı ’Konuşmanın bulunmasından önce dans ve pandomim insanoğlunun ilk iletişim vasıtasıydı ki sonra konuşma ve konuşmanın mütebakisinde de yazı ortaya çıktı. Konuşma ve yazının, insanoğlunun ilk iletişim vasıtalığını yapan dans ve pandomimin mütebakisinde tarih sahnesine çıkmalarından sonra yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi, yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi neticesinde de yazıya ait alana girmiş konuşma öğelerinin, girdikleri o yazıya ait alandan çıkarılmaları için çarelerin düşünülmesi sorunu da kendini gözlemlettirttirir oldu. İnsanoğlu düşündü, -Yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma öğelerini nasıl farklılandırttırım o girdiği alandaki meskûr yazı unsurlarından- diye ve sonunda buldu yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının, sınırları arasına dahil oldukları yazı alanını meydana getiren elemanlardan, o, yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının tırnak içine sokulması suretiyle ayrılmalarının gerektiği hususunu. İyi de yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurlarının hangileri olduğu nasıl anlaşılacaktı da o, yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurları tırnak içine alınacaktı? İnsanoğlu tarafından bu sorun da -Sonrasına yani kendisiyle arasına üçüncü bir unsuru sokmaksızın (dedim), (dedi), (demiş), (demişti), (demişim), (demişmişim) ilh gibi (demek) fiilinin türevlerinin oturtturtturulmuş bulunulan sözcük ya da sözcük grupları konuşma öğesi pozisyonundadırlar’ın dillendirttirilinilinmesi suretiyle bir çözüme kavuştturtturulunuldu- şeklinde ifadelendirttirilinilebilinilecek bir kuralın orta yerde durdurtturulunuyorluğuna karşın, nihayetinde ‘diye mi’ görünümündeki bir sözcüğün mevcudiyetine karşın ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış’ın tırnak içine alınmamışlığı yanlış meselesine start verdirttirttirttirilinilinilmiş. ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da –zindeler- mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ ifadesinin sınırları dahilinde ‘-Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış- diye mi’ biçimindeki ibareye mahal kazandırttırttırttırılınılmışlığı keyfiyetinden dolayı ’Konuşmanın bulunmasından önce dans ve pandomim insanoğlunun ilk iletişim vasıtasıydı ki sonra konuşma ve konuşmanın mütebakisinde de yazı ortaya çıktı. Konuşma ve yazının, insanoğlunun ilk iletişim vasıtalığını yapan dans ve pandomimin mütebakisinde tarih sahnesine çıkmalarından sonra yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi, yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi neticesinde de yazıya ait alana girmiş konuşma öğelerinin, girdikleri o yazıya ait alandan çıkarılmaları için çarelerin düşünülmesi sorunu da kendini gözlemlettirttirir oldu. İnsanoğlu düşündü, -Yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma öğelerini nasıl farklılandırttırım o girdiği alandaki meskûr yazı unsurlarından- diye ve sonunda buldu yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının, sınırları arasına dahil oldukları yazı alanını meydana getiren elemanlardan, o, yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının tırnak içine sokulması suretiyle ayrılmalarının gerektiği hususunu. İyi de yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurlarının hangileri olduğu nasıl anlaşılacaktı da o, yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurları tırnak içine alınacaktı? İnsanoğlu tarafından bu sorun da -Sonrasına yani kendisiyle arasına üçüncü bir unsuru sokmaksızın (dedim), (dedi), (demiş), (demişti), (demişim), (demişmişim) ilh gibi (demek) fiilinin türevlerinin oturtturtturulmuş bulunulan sözcük ya da sözcük grupları konuşma öğesi pozisyonundadırlar’ın dillendirttirilinilinmesi suretiyle bir çözüme kavuştturtturulunuldu- şeklinde ifadelendirttirilinilebilinilecek bir kuralın orta yerde durdurtturulunuyorluğuna karşın, nihayetinde ‘diye mi’ görünümündeki bir sözcüğün mevcudiyetine karşın ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış’ın tırnak içine alınmamışlığı meselesinden ötürü mleydana getirttirttirttirilinilinilen yanlışlığın, bahsi geçirilen ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış’ anlatımının tırnak içine alınması suretiyle ortadan kaldırttırttırttırılınılması, ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da –zindeler- mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ ifadesinin sınırları dahilinde ‘-Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış- diye mi’ biçimindeki ibareye mahal kazandırttırttırttırılınılmışlığı keyfiyetinden dolayı ’Konuşmanın bulunmasından önce dans ve pandomim insanoğlunun ilk iletişim vasıtasıydı ki sonra konuşma ve konuşmanın mütebakisinde de yazı ortaya çıktı. Konuşma ve yazının, insanoğlunun ilk iletişim vasıtalığını yapan dans ve pandomimin mütebakisinde tarih sahnesine çıkmalarından sonra yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi, yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi neticesinde de yazıya ait alana girmiş konuşma öğelerinin, girdikleri o yazıya ait alandan çıkarılmaları için çarelerin düşünülmesi sorunu da kendini gözlemlettirttirir oldu. İnsanoğlu düşündü, -Yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma öğelerini nasıl farklılandırttırım o girdiği alandaki meskûr yazı unsurlarından- diye ve sonunda buldu yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının, sınırları arasına dahil oldukları yazı alanını meydana getiren elemanlardan, o, yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının tırnak içine sokulması suretiyle ayrılmalarının gerektiği hususunu. İyi de yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurlarının hangileri olduğu nasıl anlaşılacaktı da o, yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurları tırnak içine alınacaktı? İnsanoğlu tarafından bu sorun da -Sonrasına yani kendisiyle arasına üçüncü bir unsuru sokmaksızın (dedim), (dedi), (demiş), (demişti), (demişim), (demişmişim) ilh gibi (demek) fiilinin türevlerinin oturtturtturulmuş bulunulan sözcük ya da sözcük grupları konuşma öğesi pozisyonundadırlar’ın dillendirttirilinilinmesi suretiyle bir çözüme kavuştturtturulunuldu- şeklinde ifadelendirttirilinilebilinilecek bir kuralın orta yerde durdurtturulunuyorluğuna karşın, nihayetinde ‘diye mi’ görünümündeki bir sözcüğün mevcudiyetine karşın ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış’ın tırnak içine alınmamışlığı meselesinden ötürü mleydana getirttirttirttirilinilinilen yanlışlığın, bahsi geçirilen ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış’ anlatımının tırnak içine alınması suretiyle ortadan kaldırttırttırttırılınılmasının mütebakisinde de ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da ‘zindeler’ mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ cümlesinin, ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da ‘zindeler’ mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ten ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da ‘zindeler’ mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’e çevirttirttirttirilinilinilmesi lâzımdır”ın dillendirttirttirttirilinilinilmesinden kendimi alıkoyamadım ama “Sayın Murat Belge tarafından kaleme alınılınılan ve Sayın Murat Belge taraıfndan kaleme alınılınılınılmasının mütebakisinde de kendisi ‘Tırmanan gerginlikler’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp ‘Tırmanan gerginlikler’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılan o kendisi, 09.05.2010 günü, ‘adı geçene ait’ olmak üzere Taraf’ın 3. sayfasında mahal kazandırttırttırılınılınılmışlık vaziyetindeki köşede yapılandırttırttırttırılınılma halini muhtevi yazının bir yerinde, ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da –zindeler- mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ denilinilinilinilmiş ama Sayın Murat Belge tarafından kaleme alınılınılan ve Sayın Murat Belge taraıfndan kaleme alınılınılınılmasının mütebakisinde de kendisi ‘Tırmanan gerginlikler’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp ‘Tırmanan gerginlikler’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılan o kendisi, 09.05.2010 günü, ‘adı geçene ait’ olmak üzere Taraf’ın 3. sayfasında mahal kazandırttırttırılınılınılmışlık vaziyetindeki köşede yapılandırttırttırttırılınılma halini muhtevi yazının bir yerinde, ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da –zindeler- mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ denilinilinilirken de meskûr ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da –zindeler- mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ ifadesinin sınırları dahilinde ‘-Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış- diye mi’ biçimindeki ibareye mahal kazandırttırttırttırılınılmışlığı keyfiyetinden dolayı ’Konuşmanın bulunmasından önce dans ve pandomim insanoğlunun ilk iletişim vasıtasıydı ki sonra konuşma ve konuşmanın mütebakisinde de yazı ortaya çıktı. Konuşma ve yazının, insanoğlunun ilk iletişim vasıtalığını yapan dans ve pandomimin mütebakisinde tarih sahnesine çıkmalarından sonra yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi, yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi neticesinde de yazıya ait alana girmiş konuşma öğelerinin, girdikleri o yazıya ait alandan çıkarılmaları için çarelerin düşünülmesi sorunu da kendini gözlemlettirttirir oldu. İnsanoğlu düşündü, -Yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma öğelerini nasıl farklılandırttırım o girdiği alandaki meskûr yazı unsurlarından- diye ve sonunda buldu yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının, sınırları arasına dahil oldukları yazı alanını meydana getiren elemanlardan, o, yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının tırnak içine sokulması suretiyle ayrılmalarının gerektiği hususunu. İyi de yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurlarının hangileri olduğu nasıl anlaşılacaktı da o, yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurları tırnak içine alınacaktı? İnsanoğlu tarafından bu sorun da -Sonrasına yani kendisiyle arasına üçüncü bir unsuru sokmaksızın (dedim), (dedi), (demiş), (demişti), (demişim), (demişmişim) ilh gibi (demek) fiilinin türevlerinin oturtturtturulmuş bulunulan sözcük ya da sözcük grupları konuşma öğesi pozisyonundadırlar’ın dillendirttirilinilinmesi suretiyle bir çözüme kavuştturtturulunuldu- şeklinde ifadelendirttirilinilebilinilecek bir kuralın orta yerde durdurtturulunuyorluğuna karşın, nihayetinde ‘diye mi’ görünümündeki bir sözcüğün mevcudiyetine karşın ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış’ın tırnak içine alınmamışlığı yanlış meselesine start verdirttirttirttirilinilinilmiş. ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da –zindeler- mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ ifadesinin sınırları dahilinde ‘-Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış- diye mi’ biçimindeki ibareye mahal kazandırttırttırttırılınılmışlığı keyfiyetinden dolayı ’Konuşmanın bulunmasından önce dans ve pandomim insanoğlunun ilk iletişim vasıtasıydı ki sonra konuşma ve konuşmanın mütebakisinde de yazı ortaya çıktı. Konuşma ve yazının, insanoğlunun ilk iletişim vasıtalığını yapan dans ve pandomimin mütebakisinde tarih sahnesine çıkmalarından sonra yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi, yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi neticesinde de yazıya ait alana girmiş konuşma öğelerinin, girdikleri o yazıya ait alandan çıkarılmaları için çarelerin düşünülmesi sorunu da kendini gözlemlettirttirir oldu. İnsanoğlu düşündü, -Yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma öğelerini nasıl farklılandırttırım o girdiği alandaki meskûr yazı unsurlarından- diye ve sonunda buldu yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının, sınırları arasına dahil oldukları yazı alanını meydana getiren elemanlardan, o, yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının tırnak içine sokulması suretiyle ayrılmalarının gerektiği hususunu. İyi de yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurlarının hangileri olduğu nasıl anlaşılacaktı da o, yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurları tırnak içine alınacaktı? İnsanoğlu tarafından bu sorun da -Sonrasına yani kendisiyle arasına üçüncü bir unsuru sokmaksızın (dedim), (dedi), (demiş), (demişti), (demişim), (demişmişim) ilh gibi (demek) fiilinin türevlerinin oturtturtturulmuş bulunulan sözcük ya da sözcük grupları konuşma öğesi pozisyonundadırlar’ın dillendirttirilinilinmesi suretiyle bir çözüme kavuştturtturulunuldu- şeklinde ifadelendirttirilinilebilinilecek bir kuralın orta yerde durdurtturulunuyorluğuna karşın, nihayetinde ‘diye mi’ görünümündeki bir sözcüğün mevcudiyetine karşın ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış’ın tırnak içine alınmamışlığı meselesinden ötürü mleydana getirttirttirttirilinilinilen yanlışlığın, bahsi geçirilen ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış’ anlatımının tırnak içine alınması suretiyle ortadan kaldırttırttırttırılınılması, ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da –zindeler- mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ ifadesinin sınırları dahilinde ‘-Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış- diye mi’ biçimindeki ibareye mahal kazandırttırttırttırılınılmışlığı keyfiyetinden dolayı ’Konuşmanın bulunmasından önce dans ve pandomim insanoğlunun ilk iletişim vasıtasıydı ki sonra konuşma ve konuşmanın mütebakisinde de yazı ortaya çıktı. Konuşma ve yazının, insanoğlunun ilk iletişim vasıtalığını yapan dans ve pandomimin mütebakisinde tarih sahnesine çıkmalarından sonra yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi, yazının konuşmaya aitine değil ama konuşmanın yazıya ait alana girmesi neticesinde de yazıya ait alana girmiş konuşma öğelerinin, girdikleri o yazıya ait alandan çıkarılmaları için çarelerin düşünülmesi sorunu da kendini gözlemlettirttirir oldu. İnsanoğlu düşündü, -Yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma öğelerini nasıl farklılandırttırım o girdiği alandaki meskûr yazı unsurlarından- diye ve sonunda buldu yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının, sınırları arasına dahil oldukları yazı alanını meydana getiren elemanlardan, o, yazı öğelerine ait alana girmiş konuşma unsurlarının tırnak içine sokulması suretiyle ayrılmalarının gerektiği hususunu. İyi de yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurlarının hangileri olduğu nasıl anlaşılacaktı da o, yazı öğelerinin arasına girmiş konuşma unsurları tırnak içine alınacaktı? İnsanoğlu tarafından bu sorun da -Sonrasına yani kendisiyle arasına üçüncü bir unsuru sokmaksızın (dedim), (dedi), (demiş), (demişti), (demişim), (demişmişim) ilh gibi (demek) fiilinin türevlerinin oturtturtturulmuş bulunulan sözcük ya da sözcük grupları konuşma öğesi pozisyonundadırlar’ın dillendirttirilinilinmesi suretiyle bir çözüme kavuştturtturulunuldu- şeklinde ifadelendirttirilinilebilinilecek bir kuralın orta yerde durdurtturulunuyorluğuna karşın, nihayetinde ‘diye mi’ görünümündeki bir sözcüğün mevcudiyetine karşın ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış’ın tırnak içine alınmamışlığı meselesinden ötürü mleydana getirttirttirttirilinilinilen yanlışlığın, bahsi geçirilen ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış’ anlatımının tırnak içine alınması suretiyle ortadan kaldırttırttırttırılınılmasının mütebakisinde de ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da ‘zindeler’ mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ cümlesinin, ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da ‘zindeler’ mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’ten ‘Hani, 27 Mayıs’tan bu yana, bu toplum pek fazla mesafe almamış, diye mi yorumlamak gerekiyor, yoksa koplum yol aldı da ‘zindeler’ mi aynı noktada çakılmış, bunu zaman gösterecek’e çevirttirttirttirilinilinilmesi lâzımdır”ın dillendirttirttirttirilinilinilmesinden kendimi alıkoyamazken de Sayın Murat Belge tarafından kaleme alınılınılan ve Sayın Murat Belge taraıfndan kaleme alınılınılınılmasının mütebakisinde de kendisi “Tırmanan gerginlikler” şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp “Tırmanan gerginlikler” şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılınmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılan o kendisi, 09.05.2010 günü, “adı geçene ait” olmak üzere Taraf’ın 3. sayfasında mahal kazandırttırttırılınılınılmışlık vaziyetindeki köşede yapılandırttırttırttırılınılma halini muhtevi yazının başka bir yerine şahsını görenlere, “Buradaki ‘Sanırım şu koşullarda, yani bir AKP iktidarında, böyle bir taktik, ‘sonuç almak’ bakımından oldukça etkili bir taktiktir’ ifadesi, hem bahsi geçirilen ‘Sanırım şu koşullarda, yani bir AKP iktidarında, böyle bir taktik, ‘sonuç almak’ bakımından oldukça etkili bir taktiktir’ ifadesinin bünyesinde bulundurtturtturtturulunulunulan iki adetlik ‘taktik’ sözcüğünün sonradan getirttirttirttirilinilmişliği konumunda tutturtturtturulunulanının fazlalığı hem de bu, ‘Sanırım şu koşullarda, yani bir AKP iktidarında, böyle bir taktik, -sonuç almak- bakımından oldukça etkili bir taktiktir’ anlatımının sınırları dahilinde ‘,yani’ çiftine mahal kazandırttırttırttırılınılmak suretiyle ‘Bağlaçlarla virgüllerin aynı işlevi yerine getirmişliklerinden dolayı, o, biribirileri ile aynı işlevi yerine getiren bağlaçlarla virgüllerin, aralarına üçüncü bir unsur sokulmaksızın yani ardı ardına kullanılmamalarının gerekmesi’ şeklindeki kuralın çiğnenmişliği hususlarından ötürü yanlış yapılandırttırttırttırılınılmış bir vaziyettedir” dedirttirttirttirecek nitelikteki hatalı bir ünite oturtturtturtturulunulmuşluğu hadisesinin ayrıdına vardırttırttırttırılınılmadım da değil hani.
Bogazicili çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-06-2010, 11:15 AM   #9
Bogazicili
Devamlı Üye
 
Katılım Tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 110
Teşekkürler: 20
Thanked 1 Time in 1 Post
Rep Gücü: 2
Bogazicili is on a distinguished road
Varsayılan Cevap: İki hata

Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında “Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı” şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının bir yerinde, “Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir” denilinilinilmiş ki Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında “Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı” şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının bir yerinde, “Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir” denilinilinilmiş bulunulunulunulduğunu gördüğümde ben de “Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının bir yerinde, ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ denilinilinilmiş ve Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının bir yerinde dillendirttirttirttirilinilinilen bu, ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ ifadesine de ‘Ortada, kendisinden sonra gelen biyografi yazarlarınca büyük ölçüde izlenerek –Aşık Çelebi- ve –Antoloji- gibi tezkirelerin de sahipliğini yapan birinin mevcudiyet durumu sergilediği’ tarzında kotarttırttırttırılınılınılınmış bir anlam içerttirttirttirilinilinilinmiştir ama Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının, inceleme masası üzerine yatırttırttırttırdığımız ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ anlatımının öncesinde getirttirttirttirilinilinilinmiş bölümlerinden öğrenilinilinildiğine göre ‘Aşık Çelebi’, adı belirsiz bir kişice ‘-Antoloji- ile birlikte’ olmak üzere meydana getirttirttirttirilinilinilmiş bir tezkirenin değil Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının, inceleme masası üzerine yatırttırttırttırılınılınılan ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ anlatımının öncesinde getirttirttirttirilinilinilinmiş bölümlerinden, ‘Aşık Çelebi’nin bir tezkire yapılandırttırttırttırılınılınılmışlığı keyfiyetini bünyesinde barındırttırttırttırmamışlığı hususunun bilgi dağarcığımız sınırları dahilinde ikamete memur kılınmışlığından dolayı, geriye kalan ‘Antoloji’ tesmiyelendirttirttirttirilinilinilmiş tezkirenin müellifi pozisyonundadır, Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının, inceleme masası üzerine yatırttırttırttırdığımız ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ anlatımının öncesinde getirttirttirttirilinilinilinmiş bölümlerinden öğrenilinilinildiğine göre ‘Aşık Çelebi’nin, adı belirsiz bir kişice ‘-Antoloji- ile birlikte’ olmak üzere meydana getirttirttirttirilinilinilmiş bir tezkirenin değil Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının, inceleme masası üzerine yatırttırttırttırılınılınılan ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ anlatımının öncesinde getirttirttirttirilinilinilinmiş bölümlerinden, bir tezkire yapılandırttırttırttırılınılınılmışlığı keyfiyetini bünyesinde barındırttırttırttırmamışlığı hususunun bilgi dağarcığımız sınırları dahilinde ikamete memur kılınmışlığından dolayı, geriye kalan ‘Antoloji’ tesmiyelendirttirttirttirilinilinilmiş tezkirenin müellifliği pozisyonunda durdurdurtturtturtturulunulmuşluğu hadisesi de ‘Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında -Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı- şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının, inceleme masası üzerine yatırttırttırttırdığımız -Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir- anlatımının öncesinde getirttirttirttirilinilinilinmiş bölümleri ile bahsi geçirilen -Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir- kompozisyonu arasında, -Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir- yerine, -Aşık Çelebi, (Antoloji) ve benzeri tezkireleri üretmişliğinin dışında kendisinden sonraki biyografi yazarlarına büyük ölçüde o kendisini izlettirttirttirmiştir-e start verdirttirttirttirilinilinilindiğinde özüne vücut kazandırttırttırttırılınılınılmayacak bir çelişki hali varlığına ait altın çizilmesi’ manâsına gelmektedir”in dillendirttirttirttirilinilinilmesinden kendimi alıkoyamadım ama “Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının bir yerinde, ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ denilinilinilmiş ve Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının bir yerinde dillendirttirttirttirilinilinilen bu, ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ ifadesine de ‘Ortada, kendisinden sonra gelen biyografi yazarlarınca büyük ölçüde izlenerek –Aşık Çelebi- ve –Antoloji- gibi tezkirelerin de sahipliğini yapan birinin mevcudiyet durumu sergilediği’ tarzında kotarttırttırttırılınılınılınmış bir anlam içerttirttirttirilinilinilinmiştir ama Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının, inceleme masası üzerine yatırttırttırttırdığımız ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ anlatımının öncesinde getirttirttirttirilinilinilinmiş bölümlerinden öğrenilinilinildiğine göre ‘Aşık Çelebi’, adı belirsiz bir kişice ‘-Antoloji- ile birlikte’ olmak üzere meydana getirttirttirttirilinilinilmiş bir tezkirenin değil Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının, inceleme masası üzerine yatırttırttırttırılınılınılan ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ anlatımının öncesinde getirttirttirttirilinilinilinmiş bölümlerinden, ‘Aşık Çelebi’nin bir tezkire yapılandırttırttırttırılınılınılmışlığı keyfiyetini bünyesinde barındırttırttırttırmamışlığı hususunun bilgi dağarcığımız sınırları dahilinde ikamete memur kılınmışlığından dolayı, geriye kalan ‘Antoloji’ tesmiyelendirttirttirttirilinilinilmiş tezkirenin müellifi pozisyonundadır, Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının, inceleme masası üzerine yatırttırttırttırdığımız ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ anlatımının öncesinde getirttirttirttirilinilinilinmiş bölümlerinden öğrenilinilinildiğine göre ‘Aşık Çelebi’nin, adı belirsiz bir kişice ‘-Antoloji- ile birlikte’ olmak üzere meydana getirttirttirttirilinilinilmiş bir tezkirenin değil Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının, inceleme masası üzerine yatırttırttırttırılınılınılan ‘Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir’ anlatımının öncesinde getirttirttirttirilinilinilinmiş bölümlerinden, bir tezkire yapılandırttırttırttırılınılınılmışlığı keyfiyetini bünyesinde barındırttırttırttırmamışlığı hususunun bilgi dağarcığımız sınırları dahilinde ikamete memur kılınmışlığından dolayı, geriye kalan ‘Antoloji’ tesmiyelendirttirttirttirilinilinilmiş tezkirenin müellifliği pozisyonunda durdurdurtturtturtturulunulmuşluğu hadisesi de ‘Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında -Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı- şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının, inceleme masası üzerine yatırttırttırttırdığımız -Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir- anlatımının öncesinde getirttirttirttirilinilinilinmiş bölümleri ile bahsi geçirilen -Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir- kompozisyonu arasında, -Aşık Çelebi antoloji gibi tezkireler hariç kendisinden sonraki biyografi yazarları büyük ölçüde onu izlemişlerdir- yerine, -Aşık Çelebi, (Antoloji) ve benzeri tezkireleri üretmişliğinin dışında kendisinden sonraki biyografi yazarlarına büyük ölçüde o kendisini izlettirttirttirmiştir-e start verdirttirttirttirilinilinilindiğinde özüne vücut kazandırttırttırttırılınılınılmayacak bir çelişki hali varlığına ait altın çizilmesi’ manâsına gelmektedir”in dillendirttirttirttirilinilinilmesinden kendimi alıkoyamazken, Sayın Doğan Hızlan tarafından kaleme alınan ve Sayın doğan Hızlan tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Türk edebiyatının en önemli biyografi kitabı’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılıp 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 26. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının başka bir yerine, “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde biri “tertip tarzı”, diğeri ise “biyografiye kazandırdığı ivme” şeklindeki iki olgunun bulundurtturtturtturulunulunulması ve “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde bulundurtturtturtturulunulunulan “tertip tarzı” ile “biyografiye kazandırdığı ivme” olgularından, bu “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde bulundurtturtturtturulunulunulan “tertip tarzı” ile “biyografiye kazandırdığı ivme” olgularının sonradan getirttirttirttirilinilinilmişi pozisyonundakisinin arkasındaki “ile” bağlacının hemen akabine yani “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde bulundurtturtturtturulunulunulan “tertip tarzı” ile “biyografiye kazandırdığı ivme” olgularının sonradan getirttirttirttirilinilinilmişi pozisyonundakisinin arkasındaki “ile” bağlacıyla kendisi arasına herhangi bir üçüncü unsur sokulmaksızın “Evet, ‘tertip tarzı’ bir artıdır ama ‘biyografiye kazandırttırttırttırılınılınılan ivme’, bu ‘ertip tarzı-na ilaveten’ olmak üzere getirttirttirttirilinilinilinmiş başka bir artıdır” mânâsının ortaya çıkarttırttırttırılınılınılma hadisesinin temini maksadıyla “dahi” anlamındaki bir “de” bağlacının oturtturtturtturulunulunulması gerekirken, “kendisi ile ilgili” olarak böyle bir, “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde biri “tertip tarzı”, diğeri ise “biyografiye kazandırdığı ivme” şeklindeki iki olgunun bulundurtturtturtturulunulunulması ve “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde bulundurtturtturtturulunulunulan “tertip tarzı” ile “biyografiye kazandırdığı ivme” olgularından, bu “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde bulundurtturtturtturulunulunulan “tertip tarzı” ile “biyografiye kazandırdığı ivme” olgularının sonradan getirttirttirttirilinilinilmişi pozisyonundakisinin arkasındaki “ile” bağlacının hemen akabine yani “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde bulundurtturtturtturulunulunulan “tertip tarzı” ile “biyografiye kazandırdığı ivme” olgularının sonradan getirttirttirttirilinilinilmişi pozisyonundakisinin arkasındaki “ile” bağlacıyla kendisi arasına herhangi bir üçüncü unsur sokulmaksızın “Evet, ‘tertip tarzı’ bir artıdır ama ‘biyografiye kazandırttırttırttırılınılınılan ivme’, bu ‘ertip tarzı-na ilaveten’ olmak üzere getirttirttirttirilinilinilinmiş başka bir artıdır” mânâsının ortaya çıkarttırttırttırılınılınılma hadisesinin temini maksadıyla “dahi” anlamındaki bir “de” bağlacının oturtturtturtturulunulunulma ameliyesi gerçekleştirttirttirttirilinilinilmemiş, “kendisi ile ilgili” olarak böyle bir, “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde biri “tertip tarzı”, diğeri ise “biyografiye kazandırdığı ivme” şeklindeki iki olgunun bulundurtturtturtturulunulunulması ve “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde bulundurtturtturtturulunulunulan “tertip tarzı” ile “biyografiye kazandırdığı ivme” olgularından, bu “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde bulundurtturtturtturulunulunulan “tertip tarzı” ile “biyografiye kazandırdığı ivme” olgularının sonradan getirttirttirttirilinilinilmişi pozisyonundakisinin arkasındaki “ile” bağlacının hemen akabine yani “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” ifadesinin sınırları dahilinde bulundurtturtturtturulunulunulan “tertip tarzı” ile “biyografiye kazandırdığı ivme” olgularının sonradan getirttirttirttirilinilinilmişi pozisyonundakisinin arkasındaki “ile” bağlacıyla kendisi arasına herhangi bir üçüncü unsur sokulmaksızın “Evet, ‘tertip tarzı’ bir artıdır ama ‘biyografiye kazandırttırttırttırılınılınılan ivme’, bu ‘ertip tarzı-na ilaveten’ olmak üzere getirttirttirttirilinilinilinmiş başka bir artıdır” mânâsının ortaya çıkarttırttırttırılınılınılma hadisesinin temini maksadıyla “dahi” anlamındaki bir “de” bağlacının oturtturtturtturulunulunulma ameliyesinin gerçekleştirttirttirttirilinilinilmemişliğinden dolayı da eksik bırakttırttırttırılınılınılmış bir “Latifi (aslında yöntem fikri Aşık Çelebi’ye ait olan) sadece tertip tarzıyla değil, biyografiye kazandırdığı ivme ile artık klasik biyografinin sınırlarını çizmiş” noksan cümlesinin montajlandırttırttırttırılınılınılmışlığı meselesinin ayırdına vardırttırttırttırılınılınılmadım da değil hani.

Bu mesaj Bogazicili tarafından değiştirildi (20-06-2010 saat 11:33 AM).
Bogazicili çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-06-2010, 08:04 PM   #10
Bogazicili
Devamlı Üye
 
Katılım Tarihi: Feb 2010
Mesajlar: 110
Teşekkürler: 20
Thanked 1 Time in 1 Post
Rep Gücü: 2
Bogazicili is on a distinguished road
Varsayılan Cevap: İki hata

Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınıp Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında “Havadan sudan” şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılarak 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 38. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının dört ayrı yerinde, “Ancak yukarıdaki ‘meteorolojik abartı’nın aslında siyasetten aşka veya inançtan paraya uzanan ve hayatın tüm alanlarını kapsayan çok daha geniş ve genel bir mübalağa dürtüsüyle bütünleştiği; bunun da rasyonel mantığa uzak düşmekten kaynaklandığı yönünde şüphelerim var ki, böylesine bir yanıtın isabetli olup olmadığı hakkında düşünmeye değer”, “Neyse, şimdi pencereden dışarı bakıyorum ve mübarek yağmurun sele dönüştüğünü görüyorum ki, bugün havadan sudan yazmakla doğru bir şey yaptığım kanaatine varıyorum”, “HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır” ve “Ne halleri varsa görsünler ve eğer paşa gönülleri öyle istiyorsa da, gökten yağan rahmetin altında anadan üryan, ‘iklim iklim, aman eski haline dön’ diye secdeye varsınlar” denilinilinilinilmiş ki Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınıp Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında “Havadan sudan” şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılarak 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 38. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının dört ayrı yerinde, “Ancak yukarıdaki ‘meteorolojik abartı’nın aslında siyasetten aşka veya inançtan paraya uzanan ve hayatın tüm alanlarını kapsayan çok daha geniş ve genel bir mübalağa dürtüsüyle bütünleştiği; bunun da rasyonel mantığa uzak düşmekten kaynaklandığı yönünde şüphelerim var ki, böylesine bir yanıtın isabetli olup olmadığı hakkında düşünmeye değer”, “Neyse, şimdi pencereden dışarı bakıyorum ve mübarek yağmurun sele dönüştüğünü görüyorum ki, bugün havadan sudan yazmakla doğru bir şey yaptığım kanaatine varıyorum”, “HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır” ve “Ne halleri varsa görsünler ve eğer paşa gönülleri öyle istiyorsa da, gökten yağan rahmetin altında anadan üryan, ‘iklim iklim, aman eski haline dön’ diye secdeye varsınlar” denilinilinilinilmiş bulunulunulunulduğunu gördüğümde ben de “Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınıp Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Havadan sudan’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılarak 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 38. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının dört ayrı yerinde, ‘Ancak yukarıdaki -meteorolojik abartı-nın aslında siyasetten aşka veya inançtan paraya uzanan ve hayatın tüm alanlarını kapsayan çok daha geniş ve genel bir mübalağa dürtüsüyle bütünleştiği; bunun da rasyonel mantığa uzak düşmekten kaynaklandığı yönünde şüphelerim var ki, böylesine bir yanıtın isabetli olup olmadığı hakkında düşünmeye değer’, ‘Neyse, şimdi pencereden dışarı bakıyorum ve mübarek yağmurun sele dönüştüğünü görüyorum ki, bugün havadan sudan yazmakla doğru bir şey yaptığım kanaatine varıyorum’, ‘HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır’ ve ‘Ne halleri varsa görsünler ve eğer paşa gönülleri öyle istiyorsa da, gökten yağan rahmetin altında anadan üryan, -iklim iklim, aman eski haline dön- diye secdeye varsınlar’ denilinilinilinilmiş ama Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınıp Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Havadan sudan’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılarak 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 38. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının dört ayrı yerinde, ‘Ancak yukarıdaki -meteorolojik abartı-nın aslında siyasetten aşka veya inançtan paraya uzanan ve hayatın tüm alanlarını kapsayan çok daha geniş ve genel bir mübalağa dürtüsüyle bütünleştiği; bunun da rasyonel mantığa uzak düşmekten kaynaklandığı yönünde şüphelerim var ki, böylesine bir yanıtın isabetli olup olmadığı hakkında düşünmeye değer’, ‘Neyse, şimdi pencereden dışarı bakıyorum ve mübarek yağmurun sele dönüştüğünü görüyorum ki, bugün havadan sudan yazmakla doğru bir şey yaptığım kanaatine varıyorum’, ‘HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır’ ve ‘Ne halleri varsa görsünler ve eğer paşa gönülleri öyle istiyorsa da, gökten yağan rahmetin altında anadan üryan, -iklim iklim, aman eski haline dön- diye secdeye varsınlar’ın denilinilinilinilmesi sırasında da Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınıp Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Havadan sudan’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılarak 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 38. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının dört ayrı yerinde dillendirttirttirttirilinilinilen ‘Ancak yukarıdaki -meteorolojik abartı-nın aslında siyasetten aşka veya inançtan paraya uzanan ve hayatın tüm alanlarını kapsayan çok daha geniş ve genel bir mübalağa dürtüsüyle bütünleştiği; bunun da rasyonel mantığa uzak düşmekten kaynaklandığı yönünde şüphelerim var ki, böylesine bir yanıtın isabetli olup olmadığı hakkında düşünmeye değer’, ‘Neyse, şimdi pencereden dışarı bakıyorum ve mübarek yağmurun sele dönüştüğünü görüyorum ki, bugün havadan sudan yazmakla doğru bir şey yaptığım kanaatine varıyorum’, ‘HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır’ ve ‘Ne halleri varsa görsünler ve eğer paşa gönülleri öyle istiyorsa da, gökten yağan rahmetin altında anadan üryan, -iklim iklim, aman eski haline dön- diye secdeye varsınlar’dan, ‘Ancak yukarıdaki -meteorolojik abartı-nın aslında siyasetten aşka veya inançtan paraya uzanan ve hayatın tüm alanlarını kapsayan çok daha geniş ve genel bir mübalağa dürtüsüyle bütünleştiği; bunun da rasyonel mantığa uzak düşmekten kaynaklandığı yönünde şüphelerim var ki, böylesine bir yanıtın isabetli olup olmadığı hakkında düşünmeye değer’, ‘Neyse, şimdi pencereden dışarı bakıyorum ve mübarek yağmurun sele dönüştüğünü görüyorum ki, bugün havadan sudan yazmakla doğru bir şey yaptığım kanaatine varıyorum’ ve ‘HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır’ın bünyesinde ‘ki,’; ‘Ne halleri varsa görsünler ve eğer paşa gönülleri öyle istiyorsa da, gökten yağan rahmetin altında anadan üryan, -iklim iklim, aman eski haline dön- diye secdeye varsınlar’danın çeperlerince ihatalandırttırttırttırılınılınılan alanda da ‘da,’ya mevki kazandırttırttırttırılınılınılmışlığından dolayı, ‘Bağlaçlarla virgüllerin aynı işlevi yerine getirmişliklerinden dolayı, o, biribirileri ile aynı işlevi yerine getiren bağlaçlarla virgüllerin, aralarına üçüncü bir unsur sokulmaksızın yani ardı ardına kullanılmamalarının gerekmesi’ şeklindeki kural çiğnenilinilinilinmiş”e start verdirttirttirttirilinilinilinmesinden kendimi alıkoyamadımsa da “Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınıp Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Havadan sudan’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılarak 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 38. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının dört ayrı yerinde, ‘Ancak yukarıdaki -meteorolojik abartı-nın aslında siyasetten aşka veya inançtan paraya uzanan ve hayatın tüm alanlarını kapsayan çok daha geniş ve genel bir mübalağa dürtüsüyle bütünleştiği; bunun da rasyonel mantığa uzak düşmekten kaynaklandığı yönünde şüphelerim var ki, böylesine bir yanıtın isabetli olup olmadığı hakkında düşünmeye değer’, ‘Neyse, şimdi pencereden dışarı bakıyorum ve mübarek yağmurun sele dönüştüğünü görüyorum ki, bugün havadan sudan yazmakla doğru bir şey yaptığım kanaatine varıyorum’, ‘HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır’ ve ‘Ne halleri varsa görsünler ve eğer paşa gönülleri öyle istiyorsa da, gökten yağan rahmetin altında anadan üryan, -iklim iklim, aman eski haline dön- diye secdeye varsınlar’ denilinilinilinilmiş ama Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınıp Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Havadan sudan’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılarak 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 38. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının dört ayrı yerinde, ‘Ancak yukarıdaki -meteorolojik abartı-nın aslında siyasetten aşka veya inançtan paraya uzanan ve hayatın tüm alanlarını kapsayan çok daha geniş ve genel bir mübalağa dürtüsüyle bütünleştiği; bunun da rasyonel mantığa uzak düşmekten kaynaklandığı yönünde şüphelerim var ki, böylesine bir yanıtın isabetli olup olmadığı hakkında düşünmeye değer’, ‘Neyse, şimdi pencereden dışarı bakıyorum ve mübarek yağmurun sele dönüştüğünü görüyorum ki, bugün havadan sudan yazmakla doğru bir şey yaptığım kanaatine varıyorum’, ‘HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır’ ve ‘Ne halleri varsa görsünler ve eğer paşa gönülleri öyle istiyorsa da, gökten yağan rahmetin altında anadan üryan, -iklim iklim, aman eski haline dön- diye secdeye varsınlar’ın denilinilinilinilmesi sırasında da Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınıp Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında ‘Havadan sudan’ şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılarak 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 38. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının dört ayrı yerinde dillendirttirttirttirilinilinilen ‘Ancak yukarıdaki -meteorolojik abartı-nın aslında siyasetten aşka veya inançtan paraya uzanan ve hayatın tüm alanlarını kapsayan çok daha geniş ve genel bir mübalağa dürtüsüyle bütünleştiği; bunun da rasyonel mantığa uzak düşmekten kaynaklandığı yönünde şüphelerim var ki, böylesine bir yanıtın isabetli olup olmadığı hakkında düşünmeye değer’, ‘Neyse, şimdi pencereden dışarı bakıyorum ve mübarek yağmurun sele dönüştüğünü görüyorum ki, bugün havadan sudan yazmakla doğru bir şey yaptığım kanaatine varıyorum’, ‘HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır’ ve ‘Ne halleri varsa görsünler ve eğer paşa gönülleri öyle istiyorsa da, gökten yağan rahmetin altında anadan üryan, -iklim iklim, aman eski haline dön- diye secdeye varsınlar’dan, ‘Ancak yukarıdaki -meteorolojik abartı-nın aslında siyasetten aşka veya inançtan paraya uzanan ve hayatın tüm alanlarını kapsayan çok daha geniş ve genel bir mübalağa dürtüsüyle bütünleştiği; bunun da rasyonel mantığa uzak düşmekten kaynaklandığı yönünde şüphelerim var ki, böylesine bir yanıtın isabetli olup olmadığı hakkında düşünmeye değer’, ‘Neyse, şimdi pencereden dışarı bakıyorum ve mübarek yağmurun sele dönüştüğünü görüyorum ki, bugün havadan sudan yazmakla doğru bir şey yaptığım kanaatine varıyorum’ ve ‘HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır’ın bünyesinde ‘ki,’; ‘Ne halleri varsa görsünler ve eğer paşa gönülleri öyle istiyorsa da, gökten yağan rahmetin altında anadan üryan, -iklim iklim, aman eski haline dön- diye secdeye varsınlar’danın çeperlerince ihatalandırttırttırttırılınılınılan alanda da ‘da,’ya mevki kazandırttırttırttırılınılınılmışlığından dolayı, ‘Bağlaçlarla virgüllerin aynı işlevi yerine getirmişliklerinden dolayı, o, biribirileri ile aynı işlevi yerine getiren bağlaçlarla virgüllerin, aralarına üçüncü bir unsur sokulmaksızın yani ardı ardına kullanılmamalarının gerekmesi’ şeklindeki kural çiğnenilinilinilinmiş”e start verdirttirttirttirilinilinilinmesinden kendimi alıkoyamazken de Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınıp Sayın Hadi Uluengin tarafından kaleme alınılınılınılınmışlığının sonrasında “Havadan sudan” şeklinde dizaynlandırttırttırttırılınılınılmış bir başlığın çatısı altına sığındırttırttırttırılınılınılarak 09.06.2010 günü, Hürriyet’in 38. sayfasında da yayımlattırttırttırılınılınılan yazının dört ayrı yerinde dillendirttirttirttirilinilinilen “Ancak yukarıdaki ‘meteorolojik abartı’nın aslında siyasetten aşka veya inançtan paraya uzanan ve hayatın tüm alanlarını kapsayan çok daha geniş ve genel bir mübalağa dürtüsüyle bütünleştiği; bunun da rasyonel mantığa uzak düşmekten kaynaklandığı yönünde şüphelerim var ki, böylesine bir yanıtın isabetli olup olmadığı hakkında düşünmeye değer”, “Neyse, şimdi pencereden dışarı bakıyorum ve mübarek yağmurun sele dönüştüğünü görüyorum ki, bugün havadan sudan yazmakla doğru bir şey yaptığım kanaatine varıyorum”, “HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır” ve “Ne halleri varsa görsünler ve eğer paşa gönülleri öyle istiyorsa da, gökten yağan rahmetin altında anadan üryan, ‘iklim iklim, aman eski haline dön’ diye secdeye varsınlar”dan “HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır”ın kapsama sahasına, Şahsını görenlere, “Buradaki ‘HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır’ın kapsama sahasına ‘hatırlayım’ tarzında dizaynlandırttırttırttırılınılınılan bir kelime oturtturtturtturulunulunulunulmuş ama buradaki ‘HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır’ın kapsama sahasına montajlandırttırttırttırılınılınılan sözcüğün formu gerçekten mi böyle yani ‘hatırlayım’ görünümünde yoksa o, ‘HAYIR, burada coğrafya kitaplarını tekrarlayacak halim yok ama yine de hatırlayım ki, Doğu-Güneydoğu ve kısmen İç Anadolu hariç ülkemiz ı-lı-man iklim kuşağındadır’ın kapsama sahasına sokturtturtturtturulunulunulan unsura behven mi ‘hatırlatayım’ yerine ‘hatırlayım’ yapılandırttırttırttırılınılınılması taşıttırttırttırılınılınılmış”ı ifadelendirttirttirttiren bir elemana mahal tutturtturtturulunulunulmuşluğu keyfiyetinin de ayırdına vardırttırttırttırılınılınılmadım değil hani.
Bogazicili çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap

Paylaş

Etiketler
hata, iki

Konu Araçları
Gösterim Biçimleri

Yazım Kuralları
Yeni konu açma izniniz yok.
Mesajlara cevap yazma izniniz yok.
Mesajlarınıza dosya / resim ekleme izniniz yok.
Mesajınızı değiştirme izniniz bulunmuyor.

BB kod - Açık
Yüz İfadeleri are Açık
[IMG] kodları Açık
HTML kodları Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Foruma Git


Varsayılan Zaman Aralığı: GMT +5. Saat 03:47 AM.


Powered by vBulletin
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Content Relevant URLs by vBSEO 3.3.0
Copyright ©2009 Trpaylasim.Com
Design By Adolyer
Link Değişimi